Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- İftira etmek (افترى): Yalan uydurmak, asılsız söz söylemek, bir şeyi olmadığı halde Allah'a nispet etmek.
- Hak (الحق): Gerçek olan, Allah'ın gönderdiği din, Kur'an ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) getirdiği kesin doğrular.
- Mesvâ (مثوى): Kalınacak yer, barınak, durak yeri.
- Kâfirler (الكافرين): Allah'ı inkâr edenler, O'nun birliğini ve peygamberlerini yalanlayanlar.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, insanlık tarihi boyunca en büyük zulmü işleyen iki grup insanı bizlere haber vermektedir. Peki, bu zulüm nedir? Allah'a karşı yalan uydurmak ve O'nun indirdiği gerçeği yalanlamak...
Birincisi; Allah hakkında yalan uyduranlardır. Bunlar, O'na ortak koşarlar, O'na çocuk isnat ederler veya O'nun emirlerine kendi hevâlarından şeyler katarak "Bu Allah'ın emridir" derler. İşte bu, zulmün en büyüğüdür. Çünkü kişi, yaratıcısına karşı yalan söylemekte, O'nun yüce zatına iftira etmektedir.
İkincisi ise; hakikat kendilerine apaçık geldiği halde onu yalanlayanlardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e ve O'nun getirdiği Kur'an'a karşı kibirlenip, inat ederek "Bu doğru değildir" diyenlerdir. Oysa hakikat, güneş gibi ortadadır; fakat onlar gözlerini kapatmayı tercih etmişlerdir.
Yüce Allah bu iki grubun da ne kadar zalim olduğunu soruyla vurguluyor: "Kim, Allah'a yalan uyduran veya kendisine gelen gerçeği yalanlayandan daha zalimdir?" Bu soru, cevabı açık olan bir sorudur: Hiç kimse! Çünkü bu zulüm, insanlara değil, doğrudan Allah'a yapılmaktadır.
Sonra Allah Teâlâ, bu zalimlerin akıbetini haber veriyor: "Cehennemde kâfirler için bir barınak yok mudur?" Elbette vardır! Bu, hem bir tehdit hem de bir uyarıdır. Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar, O'na iftira edenler için cehennemde ebedî kalacakları bir yer hazırlanmıştır.
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet bize iki önemli ders verir: Birincisi, Allah hakkında konuşurken çok dikkatli olmalıyız. O'nun hakkında ilimsiz konuşmak, O'na iftira etmek demektir. İkincisi ise, hakikat karşısında kibirlenmemeli, inat etmemeliyiz. Hakikat ne zaman gelirse gelsin, onu kabul etmek, kurtuluşun anahtarıdır.
Unutmayalım ki bu dünya hayatı geçicidir. Asıl yurt ahirettir. Orada kimin kazandığını, kimin kaybettiğini göreceğiz. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyelim; tövbe kapısı son nefese kadar açıktır. Ancak hakikat geldiğinde onu yalanlamakta ısrar etmek, insanı cehenneme sürükleyen en büyük felakettir.
Allah hepimizi hakikati kabul eden, O'na iftira etmekten sakınan ve cehennem azabından korunan kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 66-69 — Ankebût Suresi
Meal — Ankebût 68
Ankebût Suresi Ayet 68 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'a karşı yalan uydurandan veya hak kendisine gelmişken onu yalanlayandan…Sûre Ayet 68/69 — Ankebût Suresi العنكبوت (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ankebût Suresi Dinle, Ankebût Suresi Meal, Ankebût Suresi mp3, Ankebût Suresi pdf. Ayet 66–69. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










