Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Fazzen (فَظًّا): Sert, kaba, katı sözlü ve davranışlı kimse.
- Galîzu'l-kalb (غَلِيظَ الْقَلْبِ): Kalbi katı, merhametsiz, duygusuz.
- İnfadde (لَانفَضُّوا): Dağılıp etrafından ayrılırlardı, seni terk ederlerdi.
- Afv (فَاعْفُ): Bağışla, hoş gör, cezalandırma.
- İstiğfar (وَاسْتَغْفِرْ): Onlar için Allah'tan mağfiret dile.
- Meşveret (وَشَاوِرْهُمْ): Onlarla istişare et, fikirlerini al.
- Azm (عَزَمْتَ): Karar verdin, kesin irade gösterdin.
- Tevekkül (فَتَوَكَّلْ): Allah'a güvenip dayan, işini O'na havale et.
Tefsir:
Ey Sevgili Peygamber! Bu muhteşem ahlâkın, sana ashabının gönlünü kazandıran o yumuşak tavrın, senin kendi çabanla değil, Allah'ın sana lütfettiği büyük bir rahmet eseridir. Cenâb-ı Hak, sana öyle bir şefkat ve merhamet lütfetmiş ki, en zor anlarda bile ashabına karşı yumuşak davranabildin. Eğer sen kaba sözlü, katı kalpli, sert mizaçlı biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıp gider, bu kutlu davaya gönül vermezlerdi. İşte bu yüzden senin yumuşaklığın, ümmetin birliğinin ve dirliğinin en büyük sebebidir.
Ey Allah'ın Resulü! Sana yakışan, ashabının Uhud'da yaptıkları hataları bağışlamak, onların Allah'a karşı işledikleri kusurlar için de Rabbinden mağfiret dilemektir. Onların kalplerini kazanmak, gönüllerini hoş tutmak için de işlerde onlara danış, fikirlerini al. Çünkü istişare, ümmetin birlik ve beraberliğini güçlendirir, gönülleri birbirine bağlar. Ancak unutma ki istişare bir danışma ve fikir alma sürecidir; asıl karar senindir. Bir iş hakkında istişare ettikten sonra kesin kararını verdiğinde, artık o kararı uygulamaya koyul ve işini Allah'a havale et. Çünkü gerçek güç ve başarı, yalnızca Allah'a güvenip dayananlarındır. Allah, kendisine tevekkül eden kullarını sever, onları destekler, işlerini kolaylaştırır ve onlara yardım eder.
Bu ayet, biz Müslümanlara da hayatımızın her alanında rehberlik eder: İnsanlara karşı yumuşak ve merhametli olmalı, hataları bağışlamalı, işlerimizde ehliyetli kimselere danışmalı, karar verdikten sonra da Allah'a güvenip dayanmalıyız. İşte bu ahlâk, hem dünyada huzur hem de ahirette kurtuluşun anahtarıdır. Rabbimiz, Peygamber Efendimiz'in bu güzel ahlâkından bizlere de nasip eylesin.
📜 Ayet 157-161 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 159
Sure Ayet 159/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 157–161. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










