Duhân · 48/59
Meal Okunuş — Duhân
ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِهِ مِنْ عَذَابِ الْحَمِيمِ ۝٤٨
Summa subboo fawqa raasihee min `azaabil hameem
📖 Türkçe Anlam
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Sümme (ثُمَّ): Sonra, ardından.
  • Sübbû (صُبُّوا): Dökün, akıtın.
  • Fevka (فَوْقَ): Üzerine, tepesine.
  • Ra'sihî (رَأْسِهِ): Onun başının.
  • Azâb (عَذَابِ): Azap, eziyet veren şey.
  • Hamîm (الْحَمِيمِ): Son derece kızgın, kaynar su.

Tefsir:

Bu âyet, cehennemdeki azabın dehşetini ve o günahkârların içinde bulunacağı perişan hâli gözler önüne sermektedir. Düşünün ki, o azgın ve günahkâr kişi, kızgın ateşin ortasında çırpınıp dururken, bir de üzerine başının tepesinden kaynar sular dökülecektir. Bu öyle bir sudur ki, harareti had safhaya ulaşmış, insanın dayanma gücünü tamamen yok edecek derecede yakıcıdır. Bu su, onun başından aşağı döküldüğünde, vücudunun her zerresini sarar, derisini ve etlerini yakar, kemiklerine kadar işler. Azap onu hiçbir an terk etmez; o, bu korkunç azabın içinde sürekli olarak kıvranır durur.

Bu tasvir, Rabbimizin Kur'an'da sıkça yaptığı gibi, ahiret sahnelerini gözümüzün önüne sermekte ve bizleri uyarmaktadır. Bu uyarılar, aslında birer rahmettir. Çünkü Allah Teâlâ, kullarına olan şefkatinden dolayı, daha dünyada iken bu azabı haber vermekte ve "Sakının, bu akıbete düşmeyin!" demektedir. Ey iman eden kardeşim! Bu âyet, günahların sonunun ne kadar vahim olduğunu hatırlatırken, aynı zamanda tövbe kapısının hâlâ açık olduğunu da müjdeler. Bugün bu dünyada bir damla gözyaşı döküp tövbe etmek, o gün kaynar suların başımızdan aşağı dökülmesinden çok daha kolaydır. Rabbimiz, "De ki: Ey kendi nefislerine karşı haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, bütün günahları bağışlar." (Zümer, 53) buyurarak bizlere umut kapısını aralamıştır. Öyleyse bu fırsatı değerlendirelim, günahlarımızdan vazgeçelim ve o büyük günde bu azaptan kurtuluş için Rabbimize sığınalım. Unutmayalım ki, dünya hayatı kısadır; ama ahiret ebedîdir. Akıllı kişi, geçici bir zevk uğruna ebedî bir azabı satın almaz.



📜 Ayet 46-50 — Duhân

46كَغَلْيِ الْحَمِيمِ
Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
47خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَاءِ الْجَحِيمِ
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
48ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِهِ مِنْ عَذَابِ الْحَمِيمِ
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
49ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْكَرِيمُ
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
50إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِ تَمْتَرُونَ
"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
DuhânKuran Fihrist
59Ayet
MekkiRevelation
48Ayet

Meal — Duhân 48

Sure Duhân Ayet 48 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar…

Sure Ayet 48/59 — Duhân الدخان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Duhân Dinle, Duhân Meal, Duhân mp3, Duhân pdf. Ayet 46–50. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler