Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- تَعَالَوْا: Gelin, yaklaşın.
- حَسْبُنَا: Bize yeter, bizim için kâfidir.
- مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ آبَاءَنَا: Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey (inanç, söz ve davranışlar).
- يَهْتَدُونَ: Doğru yolu bulurlar, hidayete ererler.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kendi indirdiği hükümlere ve Resûlü'nün sünnetine davet edilen, fakat bu davete karşılık körü körüne atalarının yolunu taklit eden kimselerin durumunu bizlere haber vermektedir. Onlara "Allah'ın indirdiğine ve Resûlü'ne gelin; helali haramı, doğruyu yanlışı öğrenin" denildiğinde, akıllarını kullanmayıp şöyle derler: "Bize atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey yeter." Onlar, atalarının inançlarını, sözlerini ve amellerini hiçbir sorgulama yapmadan, hiçbir delil aramadan olduğu gibi benimserler.
Yüce Allah bu tavrı ne kadar çirkin bir gerekçeyle ortaya koyduklarını beyan ederek onları kınamaktadır: "Ya ataları hiçbir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamıyor idiyseler?" Yani ataları, hakikati bilmeyen, tevhidi tanımayan, doğru yola hidayet bulamayan kimseler olsa dahi onları mı takip edeceksiniz? Akıl sahibi bir insan, hiçbir ilmi ve basireti olmayan, doğru yolu bulamamış kimseleri kendine rehber edinir mi? Elbette hayır! Ancak onlardan daha cahil ve daha sapkın olanlar böyle bir taklide yanaşır.
Bu âyet, taklidin ve ataları körü körüne izlemenin ne kadar yanlış olduğunu ortaya koyarken, aynı zamanda Müslümanlara da önemli bir ders vermektedir: Din, akıl ve vahiy üzerine kuruludur. Bir Müslüman, inanç ve amellerinde yalnızca Allah'ın kitabına ve Resûlü'nün sünnetine başvurmalıdır. Ataların âdetleri, örf ve gelenekler, eğer Allah'ın indirdiğine aykırıysa, onları terk etmek bir görevdir. Çünkü hidayet, ancak Allah'ın kelamında ve Resûlü'nün rehberliğindedir.
Sevgili kardeşim! Bu âyet bize gösteriyor ki, cehalet ve taklit, insanı hakikatten uzaklaştıran en büyük engellerdendir. Allah'a ve Resûlü'ne davet edildiğimizde, "Biz atalarımızın yolundayız" diyerek sırtımızı dönmek, hem dünyada hem ahirette hüsrana uğramamıza sebep olur. Oysa Allah, bizlere düşünme, akletme ve doğruyu arama kabiliyeti vermiştir. Bu kabiliyeti kullanarak vahye yöneldiğimizde, hem dünyamızı hem ahiretimizi mamur ederiz. Unutmayalım ki, kıyamet gününde atalarımız bize şefaat edemeyecek, bizim için hiçbir şey yapamayacaklardır. O gün herkes kendi ameliyle yalnızdır. Öyleyse bugün, aklımızı ve kalbimizi Allah'ın kelamına açalım; O'nun indirdiğine ve Resûlü'nün sünnetine sımsıkı sarılalım. İşte kurtuluş ve saadet ancak buradadır.
📜 Ayet 102-106 — Mâide
Meal — Mâide 104
Sure Ayet 104/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 102–106. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










