Mâide · 14/120
Meal Okunuş — Mâide
وَمِنَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّا نَصَارَىٰ أَخَذْنَا مِيثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا بِهِ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ ۚ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللَّهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ ۝١٤
Wa minal lazeena qaalooo innaa nasaaraaa akhaznaa meesaaqahum fanasoo hazzam mimmaa zukkiroo bihee fa aghrainaa binahumul `adaawata walbaghdaaa`a ilaa yawmil Qiyaamah; wa sawfa yunabbi`uhumul laahu bimaa kaanoo yasna`oon
📖 Türkçe Anlam
"Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Mîsâk: Sağlam, bağlayıcı söz, antlaşma.
  • Nesû: Unuttular, terk ettiler, yüz çevirdiler.
  • Hazz: Pay, nasip, hisse.
  • ZuKKirû bihî: Kendilerine hatırlatılan şey, öğüt verilen kitap ve hükümler.
  • Ağraynâ: Aralarına saldık, kışkırttık, düşmanlığı alevlendirdik.
  • Bağdâ: Kin, nefret, şiddetli hoşnutsuzluk.

Tefsir:

Yüce Allah, bu âyet-i kerîmede, kendilerine "Biz Nasârâ'yız (Hristiyanız)" diyen topluluklardan da tıpkı Yahudilerden aldığı gibi sağlam bir söz (mîsâk) aldığını haber vermektedir. Onlar bu sözü verdiler; Allah'a ortak koşmamayı, peygamberlere iman etmeyi, kendilerine indirilen kitaba uymayı ve son peygamber olan Hz. Muhammed'e (s.a.v.) tâbi olmayı kabul ettiler. Fakat onlar da tıpkı Yahudiler gibi kendilerine hatırlatılan o büyük payı, yani Tevrat ve İncil'deki hakikatleri, tevhid inancını ve peygamberlere imanı unuttular; bu öğütlerden yüz çevirip onları terk ettiler. Bu yüzden Allah Teâlâ, onların arasına kıyâmet gününe kadar sürecek bir düşmanlık ve kin tohumu ekti. Nitekim tarih boyunca Hristiyanlar kendi içlerinde mezheplere bölünmüş, birbirlerini tekfir etmiş, savaşmış ve birbirlerine karşı şiddetli bir nefret beslemişlerdir. Bu, onların kitabı tahrif etmelerinin ve hakikati terk etmelerinin doğal bir sonucudur. Allah, kıyâmet gününde onlara yaptıklarının karşılığını vereceğini ve bütün yaptıklarını yüzlerine vuracağını haber vererek onları uyarmaktadır.

Bu âyet, bizlere önemli bir ders vermektedir: Allah'ın emirlerini terk eden, kendisine verilen nimetleri ve öğütleri unutan topluluklar, dünyada huzur bulamazlar; aralarına düşmanlık ve kin girer, birlik ve beraberlikleri bozulur. Müslümanlar olarak bizler, bu acı tecrübelerden ders almalı, Allah'ın kitabına ve Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetine sımsıkı sarılmalı, aramıza nifak ve ayrılık sokmamalıyız. Birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz müddetçe Allah'ın rahmeti üzerimizde olur; ayrılığa düştüğümüzde ise düşmanlık ve kin bizi sarar. Rabbimiz, bizleri kitabına sarılanlardan, emirlerini unutmayanlardan ve kardeşlik bilinciyle hareket edenlerden eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 12-16 — Mâide

12۞ وَلَقَدْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقِيبًا ۖ وَقَالَ اللَّهُ إِنِّي مَعَكُمْ ۖ لَئِنْ أَقَمْتُمُ الصَّلَاةَ وَآتَيْتُمُ الزَّكَاةَ وَآمَنتُم بِرُسُلِي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ۚ فَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَاءَ السَّبِيلِ
And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis seçtik. Allah: "Ben şüphesiz sizinleyim, namaz kılarsanız, zekat verirseniz, peygamberlerime inanır ve onlara yardım ederseniz, Allah uğrunda güzel bir takdimede bulunursanız, and olsun ki kötülüklerinizi örterim. And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse şüphesiz doğru yoldan sapmış olur" dedi.
13فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةً ۖ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِ ۙ وَنَسُوا حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا بِهِ ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَائِنَةٍ مِّنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ ۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
Sözlerini bozdukları için onlara lanet ettik, kalblerini katılaştırdık. Onlar sözleri yerlerinden değiştirirler. Kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular. İçlerinden pek azından başkasının daima hainliklerini görürsün, onları affet ve geç. Allah iyilik yapanları şüphesiz sever.
14وَمِنَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّا نَصَارَىٰ أَخَذْنَا مِيثَاقَهُمْ فَنَسُوا حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا بِهِ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ ۚ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ اللَّهُ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ
"Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir kısmını unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
15يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثِيرًا مِّمَّا كُنتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُو عَن كَثِيرٍ ۚ قَدْ جَاءَكُم مِّنَ اللَّهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُّبِينٌ
Ey Kitap ehli! Kitap'dan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğundan da geçiveren peygamberimiz gelmiştir. Doğrusu size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap gelmiştir.
16يَهْدِي بِهِ اللَّهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِهِ وَيَهْدِيهِمْ إِلَىٰ صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Allah, rızasını gözetenleri onunla, selamet yollarına eriştirir ve onları, izni ile, karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları doğru yola iletir.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
14Ayet

Meal — Mâide 14

Sure Mâide Ayet 14 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık; onlar, kendilerine belletilenin bir…

Sure Ayet 14/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 12–16. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler