Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yenzurûne: Bakarlar, gözetlerler, beklerler.
- Melekût: Meleklerin gelmesi (burada ölüm meleği ve yardımcıları kastedilir).
- Âyât: İşaretler, alametler, deliller (burada kıyametin büyük alametleri).
- Kesebet: Kazandı, işledi, yaptı (amel anlamında).
- İntazır: Beklemek, gözlemek.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, hakikati inkâr eden ve Allah'ın yolundan yüz çevirenlerin içinde bulundukları gaflet ve inat hâlini gözler önüne serer. Onlar, kendilerine tebliğ edilen hakikat karşısında âdeta meydan okurcasına beklemektedirler. Peki, neyi bekliyorlar? Aslında bekledikleri şey, kaçınılmaz sonun ta kendisidir. Onlar ya ölüm meleğinin ve görevli meleklerin gelip canlarını almasını, ya da kıyamet gününde Rablerinin (azametine yakışır şekilde) fasıl vermek üzere gelmesini, yahut da Rablerinin büyük alametlerinden birinin ortaya çıkmasını beklemektedirler. Bunlardan başka bir ihtimal yoktur. Bu, onların bekleyebilecekleri tek şeydir.
İşte o büyük alamet geldiği gün, yani güneşin batıdan doğması gibi kıyametin habercisi olan o dehşetli an geldiğinde, artık hiçbir kimseye imanı fayda vermeyecektir. Çünkü o an, imanın iradeyle seçilerek kazanılacağı bir vakit değildir; aksine herkesin gözüyle göreceği, kaçınılmaz bir mecburiyet hâlidir. O gün, daha önce iman etmemiş olan bir kâfirin imanı kabul edilmeyeceği gibi, iman etmiş fakat hayatı boyunca salih amel işlememiş, imanının gereğini yerine getirmemiş bir kimsenin de sadece iman etmiş olması ona hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çünkü o vakit, amel defterinin kapanacağı ve pişmanlığın fayda vermeyeceği vakittir.
Allah Teâlâ, Peygamber Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) hitaben buyuruyor ki: "De ki: Ey inkârcılar! Siz bekleyin; biz de bekliyoruz." Bu, onlara yönelik hem bir tehdit hem de bir tesellidir. Müminler olarak bizler, Allah'ın vaadinin mutlaka gerçekleşeceğini bilir ve o günün gelmesini sabırla bekleriz. Hak ile bâtılın ayrışacağı, mazlumun hakkının zalimden alınacağı o büyük günü beklemekteyiz.
Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders vermektedir: Fırsat elimizdeyken, irade ve ihtiyarımızla iman etmek ve salih ameller işlemek, kurtuluşun tek yoludur. Zorunluluk anında gelen iman, makbul değildir. O hâlde, bugünümüzü fırsat bilip, kalbimizi imanla, hayatımızı güzel amellerle süsleyelim. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyelim; ancak O'nun azabının da ciddiyetini idrak edelim. Rabbimiz, bizleri imanı ve ameli kabul olunan kullarından eylesin.
📜 Ayet 156-160 — En'âm
Meal — En'âm 158
Sure En'âm Ayet 158 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut…Sure Ayet 158/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 156–160. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










