En'âm · 41/165
Meal Okunuş — En'âm
بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِن شَاءَ وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ ۝٤١
Bal iyyaahu tad`oona fa yakshifu maa tad`oona ilaihi in shaaa`a wa tansawna maa tushrikoon
📖 Türkçe Anlam
Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Bel: Aksine, bilakis.
  • İyyâhu: Yalnızca O'nu (Allah'ı).
  • Ted'ûn: Çağırırsınız, dua edersiniz.
  • Feyekşif: Açar, giderir, kaldırır.
  • Mâ ted'ûne ileyh: Kendisine karşı dua ettiğiniz şey (sıkıntı, bela).
  • Tensevne: Unutursunuz, terk edersiniz.
  • Mâ tüşrikûn: Ortak koştuklarınız (putlar, ilahlar).

Tefsir:

Ey insanlar! Siz, darlık ve sıkıntı anlarında, başınıza bir bela geldiğinde, o putlarınızı, o yardıma çağırdığınız varlıkları bir kenara bırakır, fıtratınızın gereği olarak yalnızca Allah'a yönelirsiniz. Evet, bilakis o zor zamanda yalnızca O'nu çağırırsınız. Çünkü içinizdeki o saf duygu, sizi yaratanın, size şefkatle muamele edenin yalnızca Allah olduğunu bilir. O da dilerse, sizden o sıkıntıyı giderir, o belayı üzerinizden kaldırır. O'nun kudreti her şeye yeter; O, dilediğini yapandır.

İşte o anda, taptığınız o putları, o aracılarınızı tamamen unutursunuz. Onların size hiçbir fayda veya zarar veremeyeceğini o an anlar, onları terk edersiniz. Bu, sizin kalbinizdeki tevhid (Allah'ın birliği) inancının silinmediğinin en büyük delilidir. Peki, sıkıntı anında yalnız O'na yönelen sizler, rahatlık anında neden O'na ortak koşuyorsunuz? Bu ne büyük bir nankörlüktür!

Unutmayın ki, bu dünyada sıkıntıdan kurtulmak için yalnız O'na dua eden sizler, ahirette de yalnız O'nun huzuruna çıkacaksınız. O gün, O'na ortak koşanlar için kurtuluş yoktur. O, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Öyleyse bu dünyada, o zor anlarda gösterdiğiniz bu saf imanı, hayatınızın her anına taşıyın. Rahatlıkta da darlıkta da yalnız O'na yönelin. O'na gönülden bağlanın. İşte o zaman, hem dünyanız hem ahiretiniz mamur olur. Allah'ın rahmeti, O'na yönelen kullarının üzerine bol bol yağar.

🎧 Dinle

📜 Ayet 39-43 — En'âm

39وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِ ۗ مَن يَشَإِ اللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklarda kalmış sağır ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu doğru yola koyar.
40قُلْ أَرَأَيْتَكُمْ إِنْ أَتَاكُمْ عَذَابُ اللَّهِ أَوْ أَتَتْكُمُ السَّاعَةُ أَغَيْرَ اللَّهِ تَدْعُونَ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
De ki, "Üzerinize Allah'ın azabı gelse veya kıyamet saati size gelse, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru iseniz bana bildirin".
41بَلْ إِيَّاهُ تَدْعُونَ فَيَكْشِفُ مَا تَدْعُونَ إِلَيْهِ إِن شَاءَ وَتَنسَوْنَ مَا تُشْرِكُونَ
Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de O'na koştuğunuz ortakları unutursunuz.
42وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا إِلَىٰ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَخَذْنَاهُم بِالْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ لَعَلَّهُمْ يَتَضَرَّعُونَ
Şüphesiz ki, senden önce ümmetlere peygamberler göndermiştik; onları yalvarsınlar diye darlık ve sıkıntıya sokmuştuk.
43فَلَوْلَا إِذْ جَاءَهُم بَأْسُنَا تَضَرَّعُوا وَلَٰكِن قَسَتْ قُلُوبُهُمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Hiç değilse, onlara şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp yakarmalı değil miydiler? Lakin kalbleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.
En'âmKuran Fihrist
165Ayet
MekkiRevelation
41Ayet

Meal — En'âm 41

Sure En'âm Ayet 41 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Hayır; sadece O'na yalvarırsınız; dilerse yalvardığınız şeyi giderir, siz de…

Sure Ayet 41/165 — En'âm الأنعام (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: En'âm Dinle, En'âm Meal, En'âm mp3, En'âm pdf. Ayet 39–43. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler