Qul mai yunajjeekum min zulumaatil barri walbahri tad`oonahoo tadarru`anw wa khufyatann la`in anjaanaa min haazihee lanakoonana minash shaakireen
📖 Meal (Türkçe Anlam)
📖 Türkçe Anlam
De ki: "Kara ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? Bundan bizi kurtarırsan şükredenlerden olacağız diye O'na gizli gizli yalvarır yakarırsınız."
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
De: “Acizanə və gizlicə: “Əgər bizi bundan qurtarsan, əlbəttə ki, şükür edənlərdən olarıq”– deyə yalvardığınız zaman sizi qurunun və dənizin zülmətlərindən xilas edən kimdir?”
De ki: "Kara ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? Bundan bizi kurtarırsan şükredenlerden olacağız diye O'na gizli gizli yalvarır yakarırsınız."
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Zulümât: Karanlıklar, zorluklar, sıkıntılar ve korkular.
Ber: Kara, karalar.
Tazarru': Yalvarıp yakarma, boyun bükme, alçak gönüllülükle niyaz etme.
Hufye: Gizlice, sessizce, içten.
Şâkirîn: Şükredenler, nimetin kadrini bilip Allah'a minnet edenler.
Tefsir:
Ey Resûlüm! Bu müşriklere sor ve onları uyar: "Sizi karanın ve denizin karanlıklarından, o zorlu ve korkunç durumlardan kim kurtarır?" Evet, onlar zor anlarda, çaresiz kaldıklarında, dalgaların ortasında veya çölün karanlığında yalnızca Allah'a yönelirler. O'nu hem açıktan hem gizlice, hem yalvararak hem de sessizce dua ederler. O anlarda kalpleri saf bir tevhid ile dolar ve şöyle derler: "Andolsun ki, eğer bizi bu felaketten kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız."
Bu ayet, insanın zorluk anında fıtratına döndüğünü ve aslında herkesin kalbinde Allah inancının yerleşik olduğunu gösterir. Ancak insan, rahata kavuşunca bu gerçeği unutur ve şükretmekten uzaklaşır. Oysa kurtuluş yalnızca Allah'tandır; O'ndan başka sığınak yoktur. Ey insan! Seni karanlıklardan aydınlığa çıkaran, zorluklardan kurtaran Rabbini hiç unutma. Şükrün en güzeli, O'na hiçbir ortak koşmadan, yalnızca O'na kul olmaktır. Bu ayet, insanın acizliğini ve Allah'ın kudretini hatırlatarak, tevhid inancını kalplere nakşeder. Ne mutlu o kimseye ki, darlıkta da genişlikte de Rabbini anar ve O'na şükreder.
O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.
O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.
De ki: "Kara ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? Bundan bizi kurtarırsan şükredenlerden olacağız diye O'na gizli gizli yalvarır yakarırsınız."
De ki: "Üstünüzden ve altınızdan size azab göndermeğe, sizi fırka fırka yapıp kiminize kiminizin hıncını tattırmağa Kadir olan O'dur." Anlasınlar diye ayetleri nasıl yerli yerince açıkladığımıza bak.
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .