A'râf · 166/206
Meal Okunuş — A'râf
فَلَمَّا عَتَوْا عَن مَّا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِئِينَ ۝١٦٦
Falammaa `ataw `ammmaa nuhoo `anhu qulna lahum kkoonoo qiradatan khaasi`een
📖 Türkçe Anlam
Kendilerine edilen yasakları aşınca, onlara: "Aşağılık birer maymun olun" dedik.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Atev (عَتَوْا): Azgınlık etmek, büyüklenmek, haddi aşmak, inatla karşı gelmek.
  • Kırede (قِرَدَةً): Maymunlar.
  • Hâsiîn (خَاسِئِينَ): Hakir, zelil, kovulmuş, rahmetten uzaklaştırılmış, aşağılanmış.

Tefsir:

Bu âyet, İsrailoğulları'ndan cumartesi günü avlanma yasağını çiğneyen topluluğun akıbetini anlatmaktadır. Onlara "Bu günde balık tutmayın, avlanmayın" denilmişti. Fakat onlar bu yasağa uymadılar, tam aksine büyük bir azgınlık ve inatla yasağı deldiler. Öğüt ve uyarılar onlara fayda vermedi; kibirleri ve taşkınlıkları haddi aşırınca, Allah'ın emri tecelli etti: "Aşağılık, kovulmuş maymunlar olun!" İşte o an, onların insanlıktan çıkıp maymuna dönüşmeleri gerçekleşti. Bu, onlar için hem dünyada bir zillet hem de ahirette azabın habercisi olan büyük bir cezaydı.

Bu kıssada bizim için çok derin dersler vardır. Allah'ın emirlerine karşı gelen, yasaklarını hiçe sayan ve büyüklük taslayan toplumlar, Allah'ın gazabına uğramaktan kurtulamazlar. Allah'ın kudreti sınırsızdır; dilediği an bir topluluğu olduğu halden bambaşka bir hale çevirebilir. Bu sebeple Müslüman olarak bizler, Allah'ın sınırlarına riayet etmeli, O'nun emirlerini küçümsememeli ve yasaklarından kaçınmalıyız. Unutmayalım ki Allah'a isyan edenlerin sonu, dünyada da ahirette de hüsrandır. Rabbimiz bizleri azgınlıktan, kibirden ve O'nun gazabına uğrayan kavimlerin akıbetinden muhafaza eylesin. Bizleri, emirlerine itaat eden, yasaklarından sakınan kullarından eylesin.



📜 Ayet 164-168 — A'râf

164وَإِذْ قَالَتْ أُمَّةٌ مِّنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًا ۙ اللَّهُ مُهْلِكُهُمْ أَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا ۖ قَالُوا مَعْذِرَةً إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Aralarından bir topluluk: "Allah'ın yok edeceği veya şiddetli azaba uğratacağı bir millete niçin öğüt veriyorsunuz?" dediler. Öğüt verenler: "Rabbinize, hiç değilse bir özür beyan edebilmemiz içindir, belki Allah'a karşı gelmekten sakınırlar" dediler.
165فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ أَنجَيْنَا الَّذِينَ يَنْهَوْنَ عَنِ السُّوءِ وَأَخَذْنَا الَّذِينَ ظَلَمُوا بِعَذَابٍ بَئِيسٍ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, Biz fenalıktan menedenleri kurtardık ve zalimleri, Allah'a karşı gelmelerinden ötürü şiddetli azaba uğrattık.
166فَلَمَّا عَتَوْا عَن مَّا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِئِينَ
Kendilerine edilen yasakları aşınca, onlara: "Aşağılık birer maymun olun" dedik.
167وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَن يَسُومُهُمْ سُوءَ الْعَذَابِ ۗ إِنَّ رَبَّكَ لَسَرِيعُ الْعِقَابِ ۖ وَإِنَّهُ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
Rabbin, kıyamet gününe kadar, onları, kötü azaba uğratacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti. Doğrusu Rabbin, cezayı çabuk verir. Doğrusu O bağışlar ve merhamet eder.
168وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْأَرْضِ أُمَمًا ۖ مِّنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذَٰلِكَ ۖ وَبَلَوْنَاهُم بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّئَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Biz onları yeryüzünde iyiler ve aşağılıklar olarak bölük bölük ayırdık; iyiliğe dönerler diye onları güzellikler ve kötülüklerle sınadık.
A'râfKuran Fihrist
206Ayet
MekkiRevelation
166Ayet

Meal — A'râf 166

Sure A'râf Ayet 166 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kendilerine edilen yasakları aşınca, onlara: "Aşağılık birer maymun olun" dedik.

Sure Ayet 166/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 164–168. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler