Hûd · 92/123
Meal Okunuş — Hûd
قَالَ يَا قَوْمِ أَرَهْطِي أَعَزُّ عَلَيْكُم مِّنَ اللَّهِ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَاءَكُمْ ظِهْرِيًّا ۖ إِنَّ رَبِّي بِمَا تَعْمَلُونَ مُحِيطٌ ۝٩٢
Qaala yaa qawmi arahteee a`azzu `alaikum minal laahi wattakhaztumoohu waraaa`akum zihriyyan inna Rabbee bimaa ta`maloona muheet
📖 Türkçe Anlam
"Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz? Doğrusu Rabbim yaptıklarınızı bilgisiyle kuşatmıştır" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Rıhtım (رهطي): Kavmim, aşiretim, yakın çevrem, kabilem.
  • A'azz (أعز): Daha güçlü, daha saygın, daha üstün.
  • Veraeküm (وراءكم): Arkanzda, gerinizde.
  • Zıhriyyen (ظهريًا): Sırtını dönüp arkasına atmak, önemsememek, terk edilmiş bir şey gibi geride bırakmak.
  • Muhît (محیط): Her şeyi kuşatan, hiçbir şeyin gizli kalmadığı, ilmiyle her şeyi çepeçevre saran.

Tefsir:

Hz. Şuayb (a.s.), kavminin azgınlığı ve inatları karşısında onlara son bir uyarıda daha bulunarak şöyle dedi: "Ey kavmim! Siz benim kabilemi, aşiretimi Allah'tan mı daha üstün ve daha kudretli görüyorsunuz?!" Bu sözleriyle onların, kendisine yönelik tehditlerini ve kabilesinin himayesine güvenerek onu incitmeye cüret etmelerini kınıyordu. Onlar, Hz. Şuayb'ı, kabilesinin koruması altında olduğu için rahatça tehdit edebiliyor, ona eziyet edebiliyorlardı. İşte bu durum, onların gözünde kabilenin, Allah'ın emir ve yasaklarından daha mı değerli olduğunu gösteriyordu.

Ardından onların en büyük yanlışını yüzlerine vurdu: "Siz Allah'ın emrini, O'nun dinini, O'nun peygamberine iman etmeyi tamamen terk ettiniz; O'nu arkanıza attınız, sırtınızı döndünüz. O'nun buyruklarını hiçe saydınız, O'nu adeta unutulmuş, terk edilmiş bir eşya gibi geride bıraktınız." Bu, onların Allah'a karşı ne kadar büyük bir saygısızlık içinde olduklarını ve O'nun azabından hiç korkmadıklarını ortaya koyan ağır bir kınamadır.

Hz. Şuayb, sözlerini hem bir tehdit hem de bir teselli olan şu cümleyle bitirdi: "Şüphesiz ki Rabbim, sizin yaptıklarınızı çepeçevre kuşatandır." Yani Allah'ın ilmi, sizin gizli açık tüm amellerinizi, tüm tuzaklarınızı ve kötü niyetlerinizi kuşatmıştır. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Siz beni tehdit etseniz de, bana eziyet etseniz de, Allah benim koruyucumdur ve sizin yaptıklarınızın karşılığını size mutlaka verecektir. Bu hem onlara gözdağı, hem de Hz. Şuayb'ın kalbine bir güven ve huzur kaynağıdır.

Bu ayet, müminlere çok önemli bir ders verir: İnsanların korkusu, Allah korkusunun önüne geçmemelidir. Bir mümin, Allah'ın rızasını her şeyin üzerinde tutar ve hiçbir kavmin, aşiretin veya gücün tehdidi karşısında hakikati söylemekten geri durmaz. Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığını bilmek, müminin en büyük güvencesidir. Unutmayalım ki, bizim için asıl olan, insanların bizi kabul etmesi değil, Allah'ın bizi görmesidir. O'nun rızasını kazanan, hiçbir korkuya kapılmaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 90-94 — Hûd

90وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا إِلَيْهِ ۚ إِنَّ رَبِّي رَحِيمٌ وَدُودٌ
"Rabbinizden mağfiret dileyin; O'na tevbe edin; doğrusu Rabbim merhamet eder ve çok sever."
91قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ كَثِيرًا مِّمَّا تَقُولُ وَإِنَّا لَنَرَاكَ فِينَا ضَعِيفًا ۖ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَ ۖ وَمَا أَنتَ عَلَيْنَا بِعَزِيزٍ
"Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşlardık. Esasen bizim gözümüzde pek itibarın da yoktur" dediler.
92قَالَ يَا قَوْمِ أَرَهْطِي أَعَزُّ عَلَيْكُم مِّنَ اللَّهِ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَاءَكُمْ ظِهْرِيًّا ۖ إِنَّ رَبِّي بِمَا تَعْمَلُونَ مُحِيطٌ
"Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz? Doğrusu Rabbim yaptıklarınızı bilgisiyle kuşatmıştır" dedi.
93وَيَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّي عَامِلٌ ۖ سَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَمَنْ هُوَ كَاذِبٌ ۖ وَارْتَقِبُوا إِنِّي مَعَكُمْ رَقِيبٌ
"Ey Milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum."
94وَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَأَخَذَتِ الَّذِينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ
Buyruğumuz gelince, Şuayb'ı ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık. Haksızlık yapanları bir çığlık yakaladı, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
HûdKuran Fihrist
123Ayet
MekkiRevelation
92Ayet

Meal — Hûd 92

Sure Hûd Ayet 92 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : "Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir…

Sure Ayet 92/123 — Hûd هود (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hûd Dinle, Hûd Meal, Hûd mp3, Hûd pdf. Ayet 90–94. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler