Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Fâtır: Yaratıcı, yoktan var eden, örneksiz olarak inşa eden.
- Sultân: Açık delil, kesin kanıt, apaçık bir mucize.
- Mübîn: Apaçık, herkese gerçeği gösteren, net ve anlaşılır.
- Ecel-i Müsemmâ: Belirlenmiş, takdir edilmiş son, yani ölüm vakti.
Tefsir:
Peygamberler, kavimlerinin bu inkârcı ve kibirli tavırlarına karşı son derece hikmetli ve etkileyici bir üslupla cevap verdiler. Dediler ki: "Allah hakkında şüphe mi var? O, gökleri ve yeri yoktan var edendir, onları örneksiz olarak inşa edendir. Varlığı, kudreti ve ilmi her şeyi kuşatan bu yüce Yaratıcı'nın varlığında ve birliğinde tereddüt etmek akıl kârı mıdır?"
Bu soru, aslında onların kalplerindeki boşluğu ve yanlış düşüncelerini düzeltmeye yönelik bir davettir. Peygamberler, sadece Allah'ın varlığını hatırlatmakla kalmadılar; aynı zamanda O'nun kullarına olan sonsuz merhametini ve lütfunu da dile getirdiler: "O, sizi imana ve tevbeye çağırıyor ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirlenmiş bir vakte, yani ecelinize kadar yaşatsın." Yani Allah, sizi hemen cezalandırmıyor; size tövbe etme, doğru yolu bulma ve güzel ameller işleme fırsatı veriyor. Bu, O'nun rahmetinin bir tecellisidir.
Fakat o zalim ve cahil kavimler, bu apaçık gerçeğe rağmen inatlarından vazgeçmediler. Peygamberlerine karşı küstahça bir tavırla şöyle dediler: "Siz de bizim gibi birer insansınız, bizden hiçbir üstünlüğünüz yok. Siz bizi, atalarımızın taptığı şeylerden vazgeçirmek istiyorsunuz. Eğer gerçekten Allah tarafından gönderilmiş elçiler iseniz, bize apaçık bir delil, gözle görülür bir mucize getirin!"
Onlar, atalarının yolunu körü körüne taklit ederek hakikatten uzaklaştılar. Peygamberlerin beşer olmasını, onların davetini reddetmek için bir bahane yaptılar. Oysa peygamberler de insandı; ama Allah'ın vahyiyle şereflenmiş, seçilmiş ve korunmuş insanlardı. Onların istediği "mucize" ise aslında bir bahaneydi; çünkü peygamberlerin getirdiği mesajın kendisi, tevhid inancı ve ahlaki öğretiler, düşünen bir kalp için en büyük delildi.
Bu kıssa, bizlere önemli bir ders verir: İman, akıl ve kalp ile Allah'ı tanımaktır. Ataların körü körüne taklidi, kişiyi hakikatten uzaklaştırır. Allah'ın rahmet kapısı her zaman açıktır; O, kullarını tövbeye ve bağışlanmaya davet eder. Bizler de bu davete icabet ederek, hem dünyada huzura hem de ahirette kurtuluşa ermeliyiz. Unutmayalım ki, Allah'ın varlığı ve birliği, göklerin ve yerin yaratılışında, kendi nefislerimizde ve her an çevremizde gördüğümüz sayısız delillerle apaçıktır. Bu delilleri görmek ve ibret almak, akıl sahipleri için yeterlidir.
📜 Ayet 8-12 — İbrâhim
Meal — İbrâhim 10
Sure İbrâhim Ayet 10 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onların peygamberleri: "Gökleri ve yeri yaratan, günahlarınızı bağışlamaya çağıran ve…Sure Ayet 10/52 — İbrâhim إبراهيم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İbrâhim Dinle, İbrâhim Meal, İbrâhim mp3, İbrâhim pdf. Ayet 8–12. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










