İbrâhim · 17/52
Meal Okunuş — İbrâhim
يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُ وَيَأْتِيهِ الْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ ۖ وَمِن وَرَائِهِ عَذَابٌ غَلِيظٌ ۝١٧
Yatajarra`uhoo wa laa yakaadu yuseeghuhoo wa yaateehil mawtu min kulli makaaninw wa maa huwa bimaiyitinw wa minw waraaa`ihee `azaabun ghaleez
📖 Türkçe Anlam
Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Yeteracce'uhu: Onu yudumlamaya çalışır, zorla içmeye gayret eder.
  • Yüsîguhu: Onu boğazından geçirebilir, yutabilir.
  • Min külli mekân: Her yerden, her taraftan.
  • Min verâihi: Onun önünde, ileride onu bekleyen.
  • Azâbün galîz: Korkunç, ağır ve dayanılmaz bir azap.

Tefsir:

Bu âyet, Cehennem ehlinin içinde bulunduğu dehşet verici durumu gözler önüne seriyor. Onlar, kaynar sudan ve irin gibi pisliklerden oluşan bir içeceği içmeye zorlanırlar. Fakat bu içecek o kadar acı, o kadar pis kokulu ve o kadar yakıcıdır ki, bir türlü boğazlarından geçmez. Her yudumda azap katlanır, her denemede acı daha da artar. İşte bu, kâfirlerin ve zalimlerin dünyada iken hakikati yutmak istememelerinin, imanı boğazlarında düğümlemelerinin bir karşılığıdır.

Üstelik azap yalnızca bu içecekle sınırlı değildir. Ölüm, her taraftan onlara doğru gelir; sanki binbir türlü ölüm sebebi etraflarını sarar. Ancak Allah'ın takdiriyle ölmezler de. Çünkü ölüm, onlar için bir kurtuluş, bir rahatlama olurdu. Fakat onlar, azabı tam anlamıyla hissetsinler diye diri bırakılırlar. Bu, azabın en ağır şeklidir: Ölümü arzulamak ama ölememek.

Ve daha da kötüsü, bu azabın ardından onları bekleyen başka bir azap daha vardır. "Azâbün galîz" yani korkunç, katmerli ve sürekli bir azap. Bu, Cehennemde ebedî kalıştır. Yani her an yeni bir acı, her an yeni bir pişmanlık... Ama pişmanlık o gün fayda vermez.

Bu tablo karşısında Rabbimiz bize ne büyük bir rahmet bahşettiğini hatırlamalıyız. Bizler, bu azabı hak ettiğimiz halde, Allah'ın rahmeti ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) şefaati sayesinde bu korkunç akıbetten korunmak için fırsat buluyoruz. Dünya hayatı, bu azaptan kurtuluş için bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmek, Allah'ın emirlerine sarılmak, yasaklarından kaçınmak ve O'na yönelmek, akıl sahibi her insanın en önemli görevidir. Unutmayalım ki, bu dünyada bir anlık nefis tatmini, ebedî bir azaba asla değmez. Allah'ın rahmeti ise, O'na yönelen her kulu bağışlamaya hazırdır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 15-19 — İbrâhim

15وَاسْتَفْتَحُوا وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ
Peygamberler yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.
16مِّن وَرَائِهِ جَهَنَّمُ وَيُسْقَىٰ مِن مَّاءٍ صَدِيدٍ
Ardında cehennem vardır; orada kendisine irinli su içirilecektir.
17يَتَجَرَّعُهُ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُ وَيَأْتِيهِ الْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ ۖ وَمِن وَرَائِهِ عَذَابٌ غَلِيظٌ
Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan geldiği halde, ölemiyecek, arkasından da çetin bir azap gelecektir.
18مَّثَلُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ ۖ أَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍ اشْتَدَّتْ بِهِ الرِّيحُ فِي يَوْمٍ عَاصِفٍ ۖ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلَىٰ شَيْءٍ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ
Rablerini inkar edenlerin işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıklıktır.
19أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِالْحَقِّ ۚ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ
Gökleri ve yeri gerçekten Allah'ın yarattığını bilmiyor musun? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk var eder.
İbrâhimKuran Fihrist
52Ayet
MekkiRevelation
17Ayet

Meal — İbrâhim 17

Sure İbrâhim Ayet 17 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onu yudum yudum alacak fakat yutamıyacaktır. Ölüm ona her taraftan…

Sure Ayet 17/52 — İbrâhim إبراهيم (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İbrâhim Dinle, İbrâhim Meal, İbrâhim mp3, İbrâhim pdf. Ayet 15–19. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler