Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Nimetullah: Allah'ın kullarına verdiği sayısız nimetler, özellikle peygamber göndermek, hidayet, rızık, sağlık ve güvenlik gibi lütuflar.
- Yünkirûnehâ: Onu inkâr ederler, reddederler, nankörlük ederler.
- Kâfirûn: İnkâr edenler, nimeti örtüp gizleyenler, gerçeği kabul etmeyenler.
Tefsir:
Bu âyet, insanın en büyük çelişkisini ve nankörlüğünü gözler önüne serer. Allah Teâlâ, kullarına sayısız nimetler bahşetmiştir: Onları yoktan var etmiş, yeryüzünü onlara boyun eğdirmiş, rızıklarını vermiş, yağmuru indirip topraktan bitkileri çıkarmış, hayvanları ve gemileri onların hizmetine sunmuştur. Bunların en büyüğü ise, insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gönderdiği Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)'dir.
Âyet, müşriklerin bu nimetleri bildiklerini, hatta itiraf ettiklerini, fakat buna rağmen inkâr ettiklerini haber verir. Onlar, Allah'ın varlığını ve nimetlerini kabul ediyorlardı; ancak bu nimetleri veren Allah'a şükretmek yerine, O'na ortak koşuyorlar, putlara tapıyorlar ve peygamberi yalanlıyorlardı. Yani nimetin kendisini biliyorlar, ama onu vereni tanımıyorlar; şükür yerine nankörlük ediyorlardı.
Bu, insanın fıtratındaki en büyük hastalıktır: Nimeti görüp de onu vereni unutmak. Oysa nimet, sahibini hatırlatmalıdır. Bir insan, birisine bir hediye verse, o hediyeyi alan kişi, hediyeyi vereni anar ve teşekkür eder. Fakat burada insan, kendisine sayısız nimetler veren Rabbini unutuyor, O'na isyan ediyor ve O'nun gönderdiği elçiyi yalanlıyor.
Âyetin sonunda "Onların çoğu kâfirdir" buyrulmaktadır. Bu, onların hepsinin inkâr üzere olduğunu, içlerinden iman edenlerin ise çok az olduğunu gösterir. Bu, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) tebliğine rağmen, Kureyş müşriklerinin çoğunun inadına ve kibirlenmesine işarettir.
İbret ve Ders:
Sevgili kardeşlerim! Bu âyet, bizlere şükretmenin önemini ve nankörlüğün çirkinliğini öğretmektedir. Her sabah uyandığımızda, sağlığımızda, yediğimiz ekmekte, içtiğimiz suda, nefes aldığımız her anda Allah'ın nimetleriyle karşı karşıyayız. Peki, biz bu nimetlere karşı nasıl bir tavır sergiliyoruz? Şükrediyor muyuz, yoksa nankörlük mü ediyoruz?
Allah'ın en büyük nimeti olan İslam'ı ve Kur'an'ı tanımak, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) ümmet olmak, bizim için en büyük şereftir. Bu nimetin kıymetini bilelim, dilimizle, kalbimizle ve bedenimizle şükredelim. Namazlarımızı kılalım, oruçlarımızı tutalım, zekâtımızı verelim, güzel ahlakla ahlaklanalım. İşte gerçek şükür, nimeti verenin emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmaktır.
Allah'ın nimetini inkâr edenlerin akıbeti ise hüsrandır. Onlar, dünyada da ahirette de kaybedenlerdir. Rabbimiz, bizleri nimetlerine şükreden, O'nu tanıyan ve O'na itaat eden kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 81-85 — Nahl
Meal — Nahl 83
Sure Nahl Ayet 83 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah'ın nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çoğu…Sure Ayet 83/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 81–85. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










