Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Yevuddü (يَوَدُّ): Sevmek, arzu etmek, istemek, temenni etmek.
- Ehl-i Kitap (أَهْلِ الْكِتَابِ): Kendilerine kitap indirilmiş olan Yahudi ve Hristiyanlar.
- Müşrikler (الْمُشْرِكِينَ): Allah'a ortak koşanlar, putperest Araplar.
- Hayır (خَيْرٍ): İyilik, fayda, hayır; burada vahiy, peygamberlik, ilim ve zafer gibi Allah'tan gelen her türlü lütuf.
- Yahterisu (يَخْتَصُّ): Kendine özgü kılmak, tahsis etmek, seçmek.
- Rahmet (رَحْمَتِهِ): Allah'ın rahmeti; burada özellikle peygamberlik ve vahiy.
- Fadl (الْفَضْلِ): Lütuf, ihsan, bol nimet, karşılıksız iyilik.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, kâfirlerin kalplerinde gizledikleri kötü niyetleri ve hasetleri ortaya koymaktadır. Ne Ehl-i Kitap'tan olan kâfirler ne de müşrikler, size —ey müminler— Rabbinizden bir hayır indirilmesini asla arzu etmezler. Onlar, üzerinize vahiy inmesini, içinizden bir peygamber çıkmasını, size ilim, hidayet ve zafer verilmesini hiç istemezler. Hatta onların bu konudaki düşmanlıkları o kadar ileri boyuttadır ki, sizin iyiliğinizi görmek onlara ağır gelir ve bu yüzden içinizde kin ve haset beslerler.
Âyetin devamında ise Allah Teâlâ, bu durumun kendisinin hikmeti ve takdiri olduğunu bildirerek müminleri teselli etmektedir: "Allah, rahmetini dilediği kimseye tahsis eder." Yani peygamberlik, vahiy ve hidayet gibi büyük nimetler, insanların isteği veya beğenisiyle değil, yalnızca Allah'ın dilediği, seçtiği kullara verilir. Bu, O'nun mutlak iradesinin bir sonucudur. Hiç kimse O'nun bu takdirine engel olamaz, hiçbir hasetçinin kötü niyeti O'nun lütfunu durduramaz.
Âyet, "Allah büyük lütuf sahibidir" ifadesiyle sona ermektedir. Bu, O'nun lütfunun genişliğini ve sınırsızlığını vurgular. Allah'ın fazlı o kadar büyüktür ki, kullarına karşılıksız olarak iyilik eder, onlara hak etmedikleri halde nimetler bahşeder. Peygamber göndermek, kitap indirmek, hidayet vermek ve affetmek O'nun büyük lütfunun tezahürlerindendir.
Bu âyetten alacağımız dersler çok büyüktür: Ey müminler! Sakın kâfirlerin sizin hakkınızdaki kötü niyetleri sizi üzmesin. Onların istememesi, Allah'ın lütfuna engel değildir. Allah dilediğine dilediği gibi ihsanda bulunur. Sizler, Allah'ın sizi seçtiği ve size bu büyük nimeti —İslam'ı ve Kur'an'ı— lütfettiği için şükredin. Bu, Allah'ın size olan büyük lütfunun bir göstergesidir. O'nun rahmetinden ümit kesmeyin, O'nun lütfu her şeyi kuşatmıştır. Kâfirlerin hasedi ve düşmanlığı, Allah'ın takdirinin önüne geçemez. Sizler, Allah'ın seçilmiş kulları olarak bu büyük nimete sahip çıkın, onun kıymetini bilin ve bu lütfun gereği olarak O'na şükredin. Unutmayın ki, Allah'ın lütfu ve rahmeti, kullarının duaları ve samimiyetleriyle daha da artar.
📜 Ayet 103-107 — Bakara
Meal — Bakara 105
Sure Bakara Ayet 105 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kitap ehlinden ve Allah'a eş koşanlardan inkar edenler, Rabbinizden size…Sure Ayet 105/286 — Bakara البقرة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Bakara Dinle, Bakara Meal, Bakara mp3, Bakara pdf. Ayet 103–107. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










