Tâhâ · 95/135
Meal Okunuş — Tâhâ
قَالَ فَمَا خَطۡبُكَ يَٰسَٰمِرِيُّ  ۝٩٥
Qaala famaa khatbuka yaa Saamiriyy
📖 Türkçe Anlam
Musa: "Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Hatmuhu (خَطْبُكَ): Senin işin, durumun, halin, derdin, yaptığın şeyin sebebi.
  • Sâmirî (السَّامِرِيّ): İsrailoğulları'ndan olup bu isimle anılan, buzağı heykelini yaparak kavmi saptıran kişi.

Tefsir:

Hz. Musa (a.s.), kavminin buzağıya tapma fitnesine düştüğünü görünce önce kardeşi Harun'a (a.s.) yöneldi ve ondan bu durumun izahını istedi. Ardından asıl fitnenin kaynağı olan Sâmirî'ye döndü ve ona şöyle seslendi: "Peki senin derdin ne, ey Sâmirî? Seni bu korkunç işe, bu büyük sapkınlığa iten sebep neydi?"

Bu soru, bir azarlama ve hesap sorma üslubudur. Hz. Musa (a.s.), Sâmirî'nin bu işi neden yaptığını, onu bu kadar büyük bir günaha ve kavmi dalalete düşürecek bir fitneye sürükleyen şeyin ne olduğunu öğrenmek istiyordu. Çünkü Sâmirî'nin yaptığı şey, sadece kendi sapkınlığı değil; bütün bir kavmi Allah'a kulluktan alıkoyan, onları şirke ve putperestliğe sürükleyen büyük bir cinayetti.

Bu ayet-i kerime, hesap gününü ve sorumluluğu hatırlatır. Herkes yaptığından sorgulanacaktır. Özellikle insanları doğru yoldan saptıranlar, bu dünyada da ahirette de çetin bir hesaba çekileceklerdir. Mümin, bu ayetten ders almalı; kendi nefsini sorgulamalı, başkalarını yanlışa sürükleyecek söz ve davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır. Çünkü insanları dalalete çağıranlar, kendilerine uyanların günahlarından da pay alacaklardır.

Bu soru aynı zamanda adaletin ve hakkın tecellisidir. Hz. Musa (a.s.), suçluyu ayırt etmiş, fitnenin kaynağını tespit etmiş ve onu sorguya çekmiştir. Bu, yöneticilerin ve önderlerin, toplumda bozulma gördüklerinde asıl sorumluları bulup hesap sormaları gerektiğine dair güzel bir örnektir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 93-97 — Tâhâ

93أَلَّا تَتَّبِعَنِۖ أَفَعَصَيۡتَ أَمۡرِي 
Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi.
94قَالَ يَبۡنَؤُمَّ لَا تَأۡخُذۡ بِلِحۡيَتِي وَلَا بِرَأۡسِيٓۖ إِنِّي خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقۡتَ بَيۡنَ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ وَلَمۡ تَرۡقُبۡ قَوۡلِي 
Harun: "Ey Annemoğlu! Saçımdan sakalımdan tutma; doğrusu İsrailoğulları arasına ayrılık koydun, sözüme bakmadın demenden korktum" dedi.
95قَالَ فَمَا خَطۡبُكَ يَٰسَٰمِرِيُّ 
Musa: "Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?" dedi.
96قَالَ بَصُرۡتُ بِمَا لَمۡ يَبۡصُرُواْ بِهِۦ فَقَبَضۡتُ قَبۡضَةً مِّنۡ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذۡتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتۡ لِي نَفۡسِي 
Samiri: "Onların görmedikleri bir şey gördüm ve o sana gelen elçinin bastığı yerden bir avuç avuçladım. Bunu ziynet eşyasının eritildiği potaya attım. Nefsim böyle yaptırdı" dedi.
97قَالَ فَٱذۡهَبۡ فَإِنَّ لَكَ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَإِنَّ لَكَ مَوۡعِدًا لَّن تُخۡلَفَهُۥۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِي ظَلۡتَ عَلَيۡهِ عَاكِفًاۖ لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِي ٱلۡيَمِّ نَسۡفًا 
Musa: "Defol! Doğrusu artık hayatta, "Bana dokunmayın!" demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz" dedi.
TâhâKuran Fihrist
135Ayet
MekkiRevelation
95Ayet

Meal — Tâhâ 95

Sure Ayet 95/135 — Tâhâ طه (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tâhâ Dinle, Tâhâ Meal, Tâhâ mp3, Tâhâ pdf. Ayet 93–97. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler