Furkân · 35/77
Meal Okunuş — Furkân
وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُ أَخَاهُ هَارُونَ وَزِيرًا ۝٣٥
Wa laqad aatainaa Moosal Kitaaba wa ja`alnaa ma`ahooo akhaahu Haaroona wazeeraa
📖 Türkçe Anlam
And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Âtâ (آتَيْنَا): Verdik, bahşettik.
  • El-Kitâb (الْكِتَابَ): Burada Tevrat.
  • Vezîr (وَزِيرًا): Yardımcı, destekçi; yükün ağırlığını taşıyan, işleri kolaylaştıran kimse.

Tefsir:

Yüce Allah, bu âyet-i kerimede, peygamberlerine verdiği destek ve lütufları hatırlatarak, Resûlullah (s.a.v.)'in ve müminlerin kalbini teselli etmekte, aynı zamanda kâfirlere de gözdağı vermektedir. Şöyle ki: "Andolsun ki Biz, Mûsâ'ya Tevrat'ı verdik ve kardeşi Hârûn'u da ona bir vezir (yardımcı) kıldık."

Burada Allah Teâlâ, Mûsâ (a.s.)'ı tek başına bırakmamış, ona ağır tebliğ yükünü birlikte taşıyacağı, sözünü destekleyecek ve ona güç katacak bir kardeşini yardımcı olarak vermiştir. Hârûn (a.s.), hem kardeş hem de bir peygamber olarak Mûsâ'nın yanında yer almış, onun davasını güçlendirmiştir. Bu, Allah'ın peygamberlerine olan yardımının bir göstergesidir.

Bu durum, Allah'ın dinini tebliğ eden her peygamberin tek başına bırakılmadığını, ilahi yardım ve uygun vesilelerle desteklendiğini gösterir. Nitekim bu destek, sadece Mûsâ'ya özgü değildir; Allah, her peygamberini dilediği şekilde desteklemiştir. Buradan alınacak büyük bir ders vardır: Allah'ın dinine hizmet edenler, yalnız olmadıklarını bilmelidirler. Allah, onlara kardeşlik, birlik ve beraberlik gibi manevi ordularla yardım eder.

Ayrıca bu âyet, kardeşlik ve yardımlaşmanın önemine de işaret eder. Davet ve tebliğ işi, tek başına değil, birbirini tamamlayan, birbirine destek olan kardeşlerin omuz omuza vermesiyle daha sağlam yürür. Mûsâ (a.s.)'ın dili tutulduğunda, Hârûn (a.s.) onun konuşmasına yardımcı olmuş, onu doğrulamıştır. Bu, Allah'ın, peygamberini asla yalnız bırakmadığının en güzel örneklerindendir.

Ey mümin! Sakın yalnız olduğunu hissetme. Allah'ın yardımı, seninle beraberdir. Tıpkı Mûsâ'ya Hârûn'u yardımcı verdiği gibi, sana da kardeşlerini, dostlarını ve meleklerini yardımcı kılar. Yeter ki sen, O'nun yolunda samimi ve kararlı ol. Bu âyet, aynı zamanda kâfirlere bir uyarıdır: Siz, Allah'ın desteklediği peygamberlere karşı koyamazsınız. Onların sonu, tıpkı Firavun ve kavminin sonu gibi hüsran olacaktır. Allah'ın vaadi haktır ve O, dostlarını asla yalnız bırakmaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 33-37 — Furkân

33وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا
Sana bir misal vermezler ki, Biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana vermemiş olalım.
34الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ أُولَٰئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا
Cehennemde yüzü koyun toplanacak olanlar, işte onların yerleri en kötü ve yolları da en sapıktır.
35وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُ أَخَاهُ هَارُونَ وَزِيرًا
And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.
36فَقُلْنَا اذْهَبَا إِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا
"Ayetlerimizi yalanlayan millete gidin" dedik. Sonunda o milleti yerle bir ettik.
37وَقَوْمَ نُوحٍ لَّمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ أَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ آيَةً ۖ وَأَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا
Nuh milletini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Zalimlere can yakıcı azap hazırlamışızdır.
FurkânKuran Fihrist
77Ayet
MekkiRevelation
35Ayet

Meal — Furkân 35

Sure Furkân Ayet 35 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine…

Sure Ayet 35/77 — Furkân الفرقان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Furkân Dinle, Furkân Meal, Furkân mp3, Furkân pdf. Ayet 33–37. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler