Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- İzehebâ (اذْهَبَا): İkiniz gidin.
- Kavm (الْقَوْمِ): Topluluk, kavim.
- Kezzebû (كَذَّبُوا): Yalanladılar, yalan saydılar.
- Âyâtinâ (بِآيَاتِنَا): Ayetlerimizi, delillerimizi, mucizelerimizi.
- Fedemmernâhüm (فَدَمَّرْنَاهُمْ): Onları helâk ettik, yok ettik, mahvettik.
- Tedmîran (تَدْمِيرًا): Tam bir helâk edişle, köklerini kazıyarak, şiddetli bir yıkımla.
Tefsir:
Bu ayet-i kerimede, Cenâb-ı Hak, Hz. Musa ve kardeşi Hz. Harun'a (a.s.) verdiği görevi ve o görevin sonucunu bizlere haber vermektedir. Allah Teâlâ, Hz. Musa'ya Tevrat'ı lütfetmiş ve ona kardeşi Harun'u da yardımcı olarak vermişti. Ardından onlara şöyle buyurdu: "İkiniz, ayetlerimizi ve mucizelerimizi yalanlayan o kavme, yani Firavun ve kavmine gidin."
Bu emir, aynı zamanda peygamberlik görevinin en büyük ve en zorlu imtihanlarından biriydi. Çünkü gidilecek kavim, yeryüzünde zulüm ve azgınlıkta sınır tanımayan, kendini ilah ilan eden bir zorbanın (Firavun) yönetimindeki bir topluluktu. Onlar, Allah'ın varlığına ve birliğine delalet eden onlarca mucizeyi ve apaçık delilleri gördükleri halde, kibir ve inatları yüzünden bunları yalanlamışlardı.
Hz. Musa ve Hz. Harun (a.s.), Rablerinin emrine tam bir teslimiyetle uyarak bu zorlu göreve gittiler. Onları Allah'ın birliğine, O'na ibadet etmeye ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamaya davet ettiler. Ancak Firavun ve kavmi, bu daveti kibir ve inatla reddettiler, peygamberleri yalanladılar. Bunun üzerine Allah Teâlâ, onlara hak ettikleri cezayı verdi: "Biz de onları tam bir helâk edişle helâk ettik." Yani onları öyle bir yıkımla yok etti ki, ne kendilerinden ne de kurdukları o görkemli medeniyetten eser kalmadı; denizde boğuldular, kökleri kazındı.
Bu kıssada bizler için çok büyük dersler ve ibretler vardır. Öncelikle, Allah'ın ayetlerini ve delillerini yalanlamanın, peygamberlere karşı kibirlenmenin sonunun ne kadar acı olduğunu görüyoruz. Bu, Allah'ın sünnetidir (kanunudur) ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir. Kim Allah'a ve O'nun elçilerine karşı büyüklük taslarsa, sonu hüsran olacaktır.
Diğer yandan bu ayet, davetçiler için de bir teselli ve motivasyon kaynağıdır. Hz. Musa gibi büyük bir peygamber bile davetinde zorluklarla karşılaşmış, yalanlanmıştır. Önemli olan, görevi hakkıyla yerine getirmek, tebliğde sebat etmektir. Sonuç Allah'a aittir. Zafer, her zaman hak ile batılın mücadelesinde hakikatin yanında olanlarındır. Rabbimiz, bizleri de hakikate tabi olanlardan, O'nun ayetlerine iman edenlerden ve helâk olanlardan değil, kurtuluşa erenlerden eylesin.
📜 Ayet 34-38 — Furkân
Meal — Furkân 36
Sure Ayet 36/77 — Furkân الفرقان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Furkân Dinle, Furkân Meal, Furkân mp3, Furkân pdf. Ayet 34–38. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










