Şuarâ · 124/227
Meal Okunuş — Şuarâ
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٢٤
Iz qaala lahum akhoohum Hoodun alaa tattaqoon
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • İz: "O zaman" veya "hatırla ki o an" anlamında, geçmişte yaşanmış bir olayı hatırlatmak için kullanılır.
  • Kâle: "Dedi" – söyledi, ifade etti.
  • Ehûhum: "Onların kardeşleri" – burada soy bakımından kardeş anlamındadır, din kardeşliği değil.
  • Hûd: Ad kavmine gönderilen peygamber.
  • Elâ: "Dikkat edin", "uyarın" anlamında bir uyarı edatıdır; "hâlâ mı?" manasını da taşır.
  • Tettekûn: "Sakınmıyor musunuz?", "Allah'a karşı gelmekten korkmuyor musunuz?" – takva kökünden gelir.

Tefsir:

Bu âyet, Hz. Hûd'un (a.s.) kavmine yaptığı ilk çağrıyı bizlere aktarmaktadır. Yüce Allah, Ad kavminin helâk edilişini anlatırken, onlara gönderilen peygamberin sözlerini hatırlatmaktadır. "Onların kardeşleri Hûd" ifadesi, Hz. Hûd'un onlarla aynı soydan geldiğini, yani onların içinden bir fert olduğunu gösterir. Bu, peygamberlerin kavimlerine yabancı biri olmadığını, onların dilini, örfünü ve yaşantısını en iyi bilen biri olarak gönderildiğini ifade eder.

Hz. Hûd'un ilk sözü "أَلَا تَتَّقُونَ" – "Sakınmıyor musunuz?" olmuştur. Bu, onun davetinin özünü ve başlangıç noktasını oluşturur. O, kavmine önce Allah korkusunu, yani takvayı telkin etmiştir. Çünkü takva, insanı günahlardan alıkoyan, kalbi arındıran ve kişiyi Rabbine yaklaştıran en temel erdemdir. Hz. Hûd, onlara "Siz ki güçlü kuvvetli, bolluk içinde yaşayan bir kavimsiniz; size bunları veren Allah'a karşı gelmekten korkmuyor musunuz?" demek istemiştir.

Bu hitap, aynı zamanda bir uyarı ve bir davettir. "Hâlâ Allah'a ortak koşmaktan, O'nun emirlerine karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?" anlamını taşır. Hz. Hûd, kavmini putlara tapmaktan vazgeçmeye, yalnızca Allah'a ibadet etmeye çağırmıştır. Onun bu çağrısı, merhamet dolu bir uyarıdır; onları azaba düşmekten kurtarmak içindir.

Sevgili kardeşlerim, bu âyet bize şu dersi verir: Takva, yani Allah'a karşı gelmekten sakınma bilinci, her hayrın başıdır. Kişi ne kadar güçlü, ne kadar zengin olursa olsun, asıl kurtuluşu Allah'a yönelmekte ve O'ndan korkmaktadır. Hz. Hûd'un bu çağrısı, kıyamete kadar bütün insanlığa yönelik bir mesajdır: "Allah'a karşı gelmekten sakının, O'na ibadet edin, O'ndan başkasına kulluk etmeyin." Bugün bizler de bu çağrıya kulak vermeli, hayatımızı takva üzere düzenlemeli ve Rabbimizin rızasını kazanmaya çalışmalıyız. Unutmayalım ki takva sahipleri için korkulacak bir şey yoktur; onlar dünyada huzur, ahirette ise cennetle müjdelenmişlerdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 122-126 — Şuarâ

122وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
123كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ
Ad milleti de peygamberleri yalanladı.
124إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
125إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
126فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
124Ayet

Meal — Şuarâ 124

Sure Şuarâ Ayet 124 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 124/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 122–126. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler