Şuarâ · 145/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ ۝١٤٥
Wa maaa as`alukum `alaihi min ajrin in ajriya illaa `alaa Rabbil `aalameen
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Ecrin: Karşılık, ücret, mükâfat.
  • Âlemîn: Bütün varlıklar, yaratılmış olan her şey.

Tefsir:

Hz. Salih (a.s.), kavmine tebliğde bulunurken onlardan hiçbir karşılık beklemediğini açıkça ifade etmektedir. O, insanları Allah'a iman etmeye, O'na ortak koşmaktan sakınmaya çağırıyor; fakat bu çağrısı karşılığında onlardan ne bir mal, ne bir makam, ne de herhangi bir dünyevi menfaat talep etmektedir. Çünkü peygamberlerin görevi, insanları hidayete erdirmek için çalışmaktır; bu görevin karşılığını ancak Allah'tan beklerler.

Bu ayet, tebliğde samimiyetin ve ihlasın en güzel örneğini sergiler. Hz. Salih (a.s.), "Benim mükâfatım ancak âlemlerin Rabbi olan Allah'a aittir" diyerek, tüm işlerini yalnızca Allah rızası için yaptığını vurgulamaktadır. Burada müminlere de önemli bir ders vardır: İyiliği, doğruluğu ve hakikati anlatırken karşılık beklememek, yalnızca Allah'ın hoşnutluğunu hedeflemek gerekir. Çünkü Allah katındaki mükâfat, dünyadaki hiçbir karşılıkla kıyaslanamaz.

Sevgili kardeşim, bu ayet bize gösteriyor ki İslam davetçileri ve her Müslüman, yaptığı hayırlı işlerde ve insanları doğru yola çağırırken çıkar gözetmemelidir. Çıkar gözetilen bir davet, samimiyetini kaybeder. Oysa Allah rızası için yapılan her amel, dünyada huzur ve ahirette ebedi kurtuluş getirir. Rabbimiz, kendisine ihlasla yönelen kullarını asla karşılıksız bırakmaz. Unutmayalım ki en büyük kazanç, Allah'ın rızasını kazanmaktır; dünyanın geçici menfaatleri ise hiçbir zaman bu ulvi gayenin önüne geçmemelidir. Bu ayet, bizlere tebliğde ve hayatın her alanında ihlaslı olmayı, yalnızca Allah'tan beklemeyi öğretmektedir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 143-147 — Şuarâ

143إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
144فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
145وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
146أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
147فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
145Ayet

Meal — Şuarâ 145

Sure Şuarâ Ayet 145 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Salih onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 145/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 143–147. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler