Kasas · 45/88
Meal Okunuş — Kasas
وَلَٰكِنَّآ أَنشَأۡنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡعُمُرُۚ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِيٓ أَهۡلِ مَدۡيَنَ تَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِنَا وَلَٰكِنَّا كُنَّا مُرۡسِلِينَ  ۝٤٥
Wa laakinnaa anshaanaa quroonan fatataawala `alaihimul `umur; wa maa kunta saawiyan feee ahli Madyana tatloo `alaihim Aayaatinaa wa laakinnaa kunnaa mursileen
📖 Türkçe Anlam
Ama biz nice nesiller var etmiştik. Sen, Medyen halkı arasında bulunup, onlara ayetlerimizi okumuyordun, fakat o haberleri sana gönderen Biziz.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Enşe'nâ: Yarattık, meydana getirdik.
  • Kurûn: Nesiller, asırlar, topluluklar.
  • Fetetâvele aleyhimül-umür: Üzerlerinden uzun zaman geçti, ömürleri uzadı.
  • Sâviyen: İkamet eden, yerleşik olarak kalan.
  • Medyen: Hz. Şuayb'ın kavminin yaşadığı bölge.
  • Tetlû: Okuyorsun, aktarıyorsun.
  • Mürsilîn: Elçiler gönderenler.

Tefsir:

Ey Resûlüm! Sen, Hz. Musa'nın kavmiyle yaşadığı o olaylara bizzat şahit olmadın. O kıssaları sana bildiren, sana bunları vahiy yoluyla öğreten Allah'tır. Biz, Musa'dan sonra nice nesiller yarattık. Onların üzerinden uzun zamanlar geçti; ahitlerini unuttular, Allah'ın emrini terk ettiler. Sen, o geçmiş ümmetlerin arasında yaşamadın ki onların haberlerini onlardan öğrenmiş olasın.

Ayrıca sen, Medyen halkının arasında ikamet edip onlara ayetlerimizi okuyan biri de değildin. Hz. Musa'nın Medyen'de geçirdiği yıllara, orada yaşadığı olaylara şahit olmadın. Peki, bunları nasıl biliyorsun? Elbette ki bunları sana ancak her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan Allah öğretmiştir.

İşte bu, senin peygamberliğinin en büyük delillerinden biridir. Sen okuma yazma bilmeyen, geçmişlerin haberlerinden habersiz bir kimse idin. Fakat Allah, sana bu bilgileri vahiy ile gönderdi. Biz seni, insanlara elçi olarak gönderdik ve bu kıssaları sana vahiy ile bildirdik. Sen de onları insanlara aktarıyorsun.

Bu durum, senin gerçekten Allah'ın elçisi olduğunu gösteren apaçık bir mucizedir. Çünkü bu bilgileri ne bir kitaptan okudun, ne de birinden duydun. Bunlar sana ancak göklerin ve yerin Rabbi tarafından öğretilmiştir.

İbret ve Davet:

Ey iman eden kardeşim! Bu ayet, Kur'an'ın Allah katından geldiğinin apaçık delillerinden biridir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ümmi bir peygamberdi; ne okuması vardı ne de yazması. Buna rağmen kendisine, geçmiş ümmetlerin haberleri, peygamberlerin kıssaları eksiksiz olarak bildirilmiştir. Bu, onun gerçekten Allah'ın elçisi olduğunu gösteren en büyük mucizelerdendir.

Kur'an'a sarılan, onun rehberliğini kabul eden kimse asla yanılmaz. Çünkü o, Allah'ın koruması altındadır. Rabbimiz, bizlere bu büyük nimeti lütfettiği için sonsuz hamd olsun. Bizler de bu kitaba sarılalım, onu okuyalım, anlayalım ve hayatımıza uygulayalım ki hem dünyada hem ahirette kurtuluşa erenlerden olalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 43-47 — Kasas

43وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ مِنۢ بَعۡدِ مَآ أَهۡلَكۡنَا ٱلۡقُرُونَ ٱلۡأُولَىٰ بَصَآئِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحۡمَةً لَّعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ 
And olsun ki, Musa'ya, ilk nesilleri yok ettikten sonra, insanlar düşünsünler diye Kitap'ı, açık belgeler, doğruluk rehberi ve rahmet olarak verdik.
44وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلۡغَرۡبِيِّ إِذۡ قَضَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَى ٱلۡأَمۡرَ وَمَا كُنتَ مِنَ ٱلشَّٰهِدِينَ 
Musa'ya hükmümüzü bildirdiğimiz zaman, sen batı yönünde, (Musa'yı bekleyenler arasında) değildin, onu görenler arasında da yoktun.
45وَلَٰكِنَّآ أَنشَأۡنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡعُمُرُۚ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِيٓ أَهۡلِ مَدۡيَنَ تَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِنَا وَلَٰكِنَّا كُنَّا مُرۡسِلِينَ 
Ama biz nice nesiller var etmiştik. Sen, Medyen halkı arasında bulunup, onlara ayetlerimizi okumuyordun, fakat o haberleri sana gönderen Biziz.
46وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ ٱلطُّورِ إِذۡ نَادَيۡنَا وَلَٰكِن رَّحۡمَةً مِّن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوۡمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبۡلِكَ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ 
Sen, Musa'ya hitap ettiğimiz zaman Tur'un yanında da değildin. Senden önce kendilerine uyarıcı gelmeyen bir toplumu uyarman için, Rabbinden bir rahmet olarak gönderildin; belki düşünürler.
47وَلَوۡلَآ أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةُۢ بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيهِمۡ فَيَقُولُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ وَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ 
Yaptıklarından dolayı, başlarına bir musibet geldiğinde: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, ayetlerine uysak ve müminlerden olsaydık olmaz mıydı?" derler.
KasasKuran Fihrist
88Ayet
MekkiRevelation
45Ayet

Meal — Kasas 45

Sure Ayet 45/88 — Kasas القصص (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kasas Dinle, Kasas Meal, Kasas mp3, Kasas pdf. Ayet 43–47. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler