Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Kefere (كَفَرُوا): İnkâr ettiler, küfre saptılar.
- Ve mâtû (وَمَاتُوا): Ve öldüler.
- Mil'ül-ard (مِّلْءُ الْأَرْضِ): Yeryüzünü tamamen dolduracak miktar.
- İftedâ (افْتَدَىٰ): Fidye vererek kendini kurtarmaya çalıştı.
- Azâbün elîm (عَذَابٌ أَلِيمٌ): Acı veren, çok şiddetli azap.
- Nâsırîn (نَّاصِرِينَ): Yardımcılar, destekçiler.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîme, küfür üzere ölmenin ne kadar büyük bir felâket olduğunu ve Allah katında hiçbir şeyin bu hâldeki bir insanı kurtaramayacağını haber vererek bizleri uyarmaktadır. Yüce Allah, Peygamber Efendimiz Muhammed (s.a.v.)'in getirdiği hidâyeti ve hak dini inkâr ederek, küfür hâli üzere can veren kimselerin, kıyâmet gününde yeryüzünü dolduracak kadar altınları olsa ve bunu kendilerini azaptan kurtarmak için fidye olarak verseler bile, bunun asla kabul edilmeyeceğini bildirmektedir.
Bu, Allah'ın rahmetinin ve adaletinin bir gereğidir. Çünkü iman, kalbin ve iradenin Allah'a yönelmesiyle gerçekleşen bir eylemdir. Ölüm anında artık irade ortadan kalkar; pişmanlık ve fidye teklifi, dünyada iken yapılması gereken bir ibadetin ve teslimiyetin yerini tutamaz. Âyet, bu kimseler için "acı veren bir azap" olduğunu ve onları bu azaptan kurtaracak hiçbir yardımcının, hiçbir dostun bulunmayacağını kesin bir dille ifade eder. Ne aileleri, ne malları, ne de dünyadaki güçleri onlara o gün fayda verebilir.
Bu âyet, biz Müslümanlar için hayatî bir uyarıdır. İmanımızın kıymetini bilmeli, bu büyük nimet üzerine yaşamalı ve ölüm anımıza kadar bu imanı korumak için gayret göstermeliyiz. Zira dünya hayatı, imanla taçlandırılmış bir ömür sürme fırsatıdır. Bu fırsatı değerlendirenler, Allah'ın rahmetine ve cennetine kavuşacak; bu fırsatı küfür ve isyanla geçirip ölenler ise, kendilerini kurtaracak hiçbir şey bulamayacaklardır. Rabbimiz, bizleri iman üzere sabit kılsın ve bizleri bu büyük hüsrandan muhafaza eylesin. Unutmayalım ki, Allah'ın kapısı tövbe edenlere son nefese kadar açıktır; ancak ölüm geldikten sonra artık geri dönüş yoktur. Bu sebeple, bugün elimizde olan iman nimetinin şükrünü eda etmeli ve O'na gönülden bağlanmalıyız.
📜 Ayet 89-93 — Âl-i İmrân
Meal — Âl-i İmrân 91
Sure Âl-i İmrân Ayet 91 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Doğrusu inkar edip, inkarcı olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar…Sure Ayet 91/200 — Âl-i İmrân آل عمران (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Âl-i İmrân Dinle, Âl-i İmrân Meal, Âl-i İmrân mp3, Âl-i İmrân pdf. Ayet 89–93. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










