Sebâ · 20/54
Meal Okunuş — Sebâ
وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ إِبْلِيسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ إِلَّا فَرِيقًا مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ ۝٢٠
Wa laqad saddaq `alaihim Ibleesu zannnabhoo fattaba`oohu illaa fareeqam minal mu`mineen
📖 Türkçe Anlam
And olsun ki İblis, onlar hakkındaki görüşünü doğru çıkartmış; inananlardan bir topluluk dışında hepsi ona uymuşlardı.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Saddeka (صَدَّقَ): Doğruladı, gerçekleştirdi, tahminini yerinde buldu.
  • Zannehu (ظَنَّهُ): Onun zannı, tahmini, beklentisi.
  • Fettebeûhü (فَاتَّبَعُوهُ): Ona uydular, peşinden gittiler.
  • Firkan (فَرِيقًا): Bir grup, bir topluluk.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîme, İblis'in insanoğluna karşı beslediği kötü niyetin ve azimli düşmanlığının nasıl gerçeğe dönüştüğünü haber veriyor. Yüce Allah buyuruyor ki: "Andolsun ki İblis, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı." İblis, daha önce Rabbine karşı gelen ve kovulan lanetli varlık, insanoğlunu saptırabileceğine dair bir zanna kapılmıştı. O, "Ben onları mutlaka saptıracağım" demiş ve bu iddiasında ısrarcı olmuştu. İşte bu âyet, onun bu zannının ve beklentisinin, insanların büyük bir kısmı üzerinde gerçekleştiğini haber veriyor.

İblis, insanları doğru yoldan ayırmak, onları Allah'a isyana sürüklemek ve cehenneme götürmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Ve ne yazık ki, insanların çoğu onun çağrısına uydu, vesveselerine kulak verdi ve Allah'ın emirlerine sırt çevirdi. Onlar, kendi arzularını ve şeytanın telkinlerini Rablerinin rızasına tercih ettiler. Bu durum, İblis'in zannının doğru çıktığını gösterdi.

Ancak âyetin sonunda müjde dolu bir istisna var: "Ancak mü'minlerden bir grup hariç." İşte bu grup, Allah'a samimiyetle iman eden, O'nun emirlerine sımsıkı sarılan ve şeytanın tuzaklarına karşı direnen kullardır. Onlar, İblis'in hilelerine aldanmadılar, onun vesveselerine kulak asmadılar ve imanlarını korudular. Bu mü'minler, İblis'in beklentisini boşa çıkardılar ve onun ümidini kırdılar.

Bu âyet bize iki önemli ders veriyor: Birincisi, şeytanın insan üzerindeki etkisi sınırsız değildir. O, sadece kendisine uyanları saptırabilir. Allah'a sığınan ve O'na güvenen kullar, şeytanın şerrinden korunur. İkincisi, iman, insanı şeytanın tuzaklarından koruyan en sağlam kalkandır. Mü'min, ne kadar zor şartlar altında olursa olsun, Allah'a olan bağlılığını kaybetmediği sürece şeytan ona zarar veremez.

Sevgili kardeşlerim! Bu âyet, bizleri uyanık olmaya ve şeytanın tuzaklarına karşı dikkatli davranmaya çağırıyor. Unutmayalım ki şeytan, her an bizim yolumuzu gözlemekte ve bizi saptırmak için fırsat kollamaktadır. Onun hilelerinden korunmanın tek yolu, Allah'a sımsıkı sarılmak, Kur'an'ı rehber edinmek ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sünnetine uymaktır. Allah'a iman eden ve O'na güvenen kullar, şeytanın oyunlarına asla aldanmazlar. Rabbimiz, bizleri İblis'in zannını boşa çıkaran o mü'minler topluluğundan eylesin. Âmin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 18-22 — Sebâ

18وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا فِيهَا السَّيْرَ ۖ سِيرُوا فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا آمِنِينَ
Onlarla, kutlu kıldığımız şehirler arasında, karşıdan karşıya görünen kasabalar var etmiş, oraları gezilecek belirli konak yerleri yapmıştık, "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde gezin" demiştik.
19فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ أَسْفَارِنَا وَظَلَمُوا أَنفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ أَحَادِيثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ
Ama onlar: "Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl" deyip kendilerine yazık ettiler. Biz de onları efsane yapıverdik, darmadağın ettik. Doğrusu bunlarda, pek sabreden ve çok şükreden kimseler için dersler vardır.
20وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ إِبْلِيسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ إِلَّا فَرِيقًا مِّنَ الْمُؤْمِنِينَ
And olsun ki İblis, onlar hakkındaki görüşünü doğru çıkartmış; inananlardan bir topluluk dışında hepsi ona uymuşlardı.
21وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَانٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِالْآخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِي شَكٍّ ۗ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ حَفِيظٌ
Oysa İblis'in onlar üzerinde bir nüfuzu yoktu; ama Biz ahirete inanan kimselerle ondan şüphede olanları, işte böylece ortaya koyarız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.
22قُلِ ادْعُوا الَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِ اللَّهِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِن شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُم مِّن ظَهِيرٍ
De ki: "Allah'ı bırakıp de göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmadığı, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmadığı ve hiçbiri Allah'a yardımcı olmadığı halde tanrı olduklarını ileri sürdüklerinizi yardıma çağırsanıza!"
SebâKuran Fihrist
54Ayet
MekkiRevelation
20Ayet

Meal — Sebâ 20

Sure Sebâ Ayet 20 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki İblis, onlar hakkındaki görüşünü doğru çıkartmış; inananlardan…

Sure Ayet 20/54 — Sebâ سبأ (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Sebâ Dinle, Sebâ Meal, Sebâ mp3, Sebâ pdf. Ayet 18–22. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler