Nisâ · 98/176
Meal Okunuş — Nisâ
إِلَّا ٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهۡتَدُونَ سَبِيلًا  ۝٩٨
Illal mustad `afeena minar rijaali wannisaaa`i walwildaani laa yastatee`oona heelatanw wa laa yahtadoona sabeela
📖 Türkçe Anlam
Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Müstaz'afîn: Zayıf düşürülmüşler, ezilenler, güçsüz bırakılanlar.
  • Hîle: Çare, güç, kurtuluş yolu, bir çıkış yolu bulma.
  • YehTedûn: Yol bulmak, doğru yolu bulmak, hidayete ermek.
  • Sebîl: Yol, çıkış yolu, kurtuluş vesilesi.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, önceki ayetlerde zikredilen, iman etmeyip hicret etmeyen ve ölüm anında meleklerin onlara "Siz neredeydiniz, niçin hicret etmediniz?" diye çıkıştığı kimseler hakkındaki hükmün bir istisnasını beyan etmektedir. Yüce Allah, bu ağır uyarıdan ve azap tehdidinden, gerçekten mazur sayılanları istisna etmektedir.

Bu istisna; erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan oluşan, gerçekten zayıf ve aciz bırakılmış kimselerdir. Onlar, ne kendilerini koruyacak bir güce, ne de içinde bulundukları zulüm ve baskıdan kurtulmak için bir çareye sahiptirler. Ne hicret edecek bir yol bilirler, ne de düşmanlarının elinden kurtulacak bir imkân bulabilirler. Bunlar, örneğin; hasta olanlar, yaşlılıktan takati kesilenler, küçük çocuklar, esir düşmüş veya zorla alıkonulmuş zavallı kimselerdir. Bunların kalplerinde iman varsa, Allah katında mazur görülürler.

Bu ayet, İslam'ın merhamet ve adalet anlayışının ne kadar derin olduğunu gösterir. Kişi, gücü yetmediği bir şeyden sorumlu tutulmaz. Allah, kullarına güçlerinin yetmeyeceği yükü yüklemez. Bu, dinimizin ne kadar kolaylık ve merhamet dini olduğunun en açık delillerindendir. Rabbimiz, herkesi gücü nispetinde sorumlu tutar ve gerçekten mazur olanı asla zayi etmez.

Buradan bizlere de büyük bir müjde vardır: Kim olursak olalım, hangi şartta bulunursak bulunalım, Rabbimizin rahmetinden ümit kesmeyelim. Yeter ki kalbimiz imanla dolu olsun ve elimizden gelen gayreti gösterelim. Allah, samimi kullarının halini bilir ve onlara hak ettikleri güzellikleri lütfeder. Zayıflığımızı itiraf edip O'na sığındığımızda, O'nun yardımı ve merhameti mutlaka bize ulaşacaktır. Unutmayalım ki, asıl güç ve kuvvet Allah'ındır ve O, dilediğine dilediği şekilde yardım eder.

🎧 Dinle

📜 Ayet 96-100 — Nisâ

96دَرَجَٰتٍ مِّنۡهُ وَمَغۡفِرَةً وَرَحۡمَةًۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا 
İnananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyle cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kılmıştır. Allah hepsine de cenneti vadetmiştir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, mağfiret ve rahmetle üstün kılmıştır. Allah bağışlar ve merhamet eder.
97إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِيٓ أَنفُسِهِمۡ قَالُواْ فِيمَ كُنتُمۡۖ قَالُواْ كُنَّا مُسۡتَضۡعَفِينَ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ قَالُوٓاْ أَلَمۡ تَكُنۡ أَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةً فَتُهَاجِرُواْ فِيهَاۚ فَأُوْلَٰٓئِكَ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا 
Kendilerine yazık edenlerin melekler canlarını aldıkları zaman onlara: "Ne yaptınız bakalım?" deyince, "Biz yeryüzünde zavallı kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabını verecekler. Onlarınvaracakları yer cehennemdir. Orası ne kötü dönülecek yerdir!
98إِلَّا ٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهۡتَدُونَ سَبِيلًا 
Çaresiz kalan, yol bulamayan zavallı erkek, kadın ve çocuklar müstesnadırlar.
99فَأُوْلَٰٓئِكَ عَسَى ٱللَّهُ أَن يَعۡفُوَ عَنۡهُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَفُوًّا غَفُورًا 
İşte Allah'ın bunları affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bağışlayan'dır.
100۞ وَمَن يُهَاجِرۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ يَجِدۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُرَٰغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةًۚ وَمَن يَخۡرُجۡ مِنۢ بَيۡتِهِۦ مُهَاجِرًا إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ثُمَّ يُدۡرِكۡهُ ٱلۡمَوۡتُ فَقَدۡ وَقَعَ أَجۡرُهُۥ عَلَى ٱللَّهِۗ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا 
Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder.
NisâKuran Fihrist
176Ayet
MedeniRevelation
98Ayet

Meal — Nisâ 98

Sure Ayet 98/176 — Nisâ النساء (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nisâ Dinle, Nisâ Meal, Nisâ mp3, Nisâ pdf. Ayet 96–100. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler