Mâide · 93/120
Meal Okunuş — Mâide Suresi
لَيْسَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ فِيمَا طَعِمُوا إِذَا مَا اتَّقَوا وَّآمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوا وَّآمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوا وَّأَحْسَنُوا ۗ وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ ۝٩٣
Laisa `alal lazeena aamanoo wa `amilus saalihaati junaahun feemaa ta`imooo izaa mat taqaw wa aamanoo wa `amilus saalihaati summat taqaw wa aamanoo summat taqaw wa ahsanoo; wallaahu yuhibbul muhsineen
📖 Türkçe Anlam
İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, -sakınırlar, inanırlar, yararlı işler işlerler, sonra haramdan sakınıp inanırlar ve sonra isyandan sakınıp iyilik yaparlarsa- daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur. Allah iyi davrananları sever.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Cünâh: Günah, vebal, sorumluluk.
  • Taimû: Yediler, içtiler, tükettiler.
  • İttakav: Allah'tan sakındılar, O'na karşı gelmekten korundular.
  • Ahsenû: İyilik yaptılar, güzel davrandılar, ihsan mertebesine ulaştılar.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, iman edip salih ameller işleyen müminler için bir müjde ve gönül ferahlığıdır. Ayet, içki ve kumar gibi şeylerin haram kılınmasından önce bu fiilleri işlemiş olan sahabelere hitap etmektedir. Onlar, henüz haram kılınmadan önce bu şeyleri tükettikleri için Allah katında herhangi bir günahla karşılaşmayacaklardır. Çünkü Allah, bir şeyi haram kılmadıkça kullarını ondan sorumlu tutmaz. Bu, Allah'ın rahmetinin ve adaletinin bir gereğidir.

Ancak bu af, kayıtsız şartsız bir af değildir. Ayet, bu affın şartlarını peş peşe sıralayarak müminleri yükselme merdiveninin basamaklarına davet eder:

Birinci mertebe: Takva ve iman. Kişi, Allah'a ortak koşmaktan sakınmalı, O'na samimiyetle iman etmeli ve salih ameller işlemelidir. Bu, İslam'ın temelidir.

İkinci mertebe: Takvada derinleşmek ve imanda artış. Haramlar geldikten sonra onlardan kaçınmak, Allah'ın emirlerine daha sıkı sarılmak ve imanı sürekli tazelemek gerekir. Mümin, her geçen gün Rabbine biraz daha yaklaşmalıdır.

Üçüncü mertebe: İhsan. Bu, en yüksek mertebedir. Kişinin, Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmesi, O'nun her an kendisini gördüğünü ve gözetlediğini bilerek yaşamasıdır. Bu bilinç, kişiyi sadece farzları yapmaya değil, her işini en güzel şekilde, en sağlam ve en mükemmel biçimde yapmaya sevk eder.

Ayetin sonunda "Allah, ihsan sahiplerini sever" buyrulmaktadır. Bu, müminler için en büyük ödüldür. Allah'ın sevgisine mazhar olmak, cennetlerden ve nimetlerden daha büyük bir kazançtır. İhsan sahibi olmak, hem ibadetlerde hem de insanlarla olan ilişkilerde güzelliği ve mükemmelliği hedeflemektir.

Sevgili kardeşlerim! Bu ayet bize gösteriyor ki Allah, kullarına asla zulmetmez ve onları güçlerinin yetmeyeceği şeylerle sorumlu tutmaz. Önemli olan, geçmişte ne yaptığımız değil, bundan sonra nasıl bir hayat yaşayacağımızdır. Kapı her zaman tövbeye ve iyiliğe açıktır. Rabbimiz, bizleri takva sahiplerinden, imanı artanlardan ve ihsan mertebesine ulaşan kullarından eylesin. Bizleri, kendisinin sevdiği muhsinler zümresine dahil buyursun. Âmin.



📜 Ayet 91-95 — Mâide Suresi

91إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَعَنِ الصَّلَاةِ ۖ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ
Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?
92وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُوا ۚ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُوا أَنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ
Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin, karşı gelmekten çekinin; eğer yüz çevirirseniz bilin ki, peygamberimize düşen sadece açıkça tebliğ etmektir.
93لَيْسَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ فِيمَا طَعِمُوا إِذَا مَا اتَّقَوا وَّآمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوا وَّآمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوا وَّأَحْسَنُوا ۗ وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, -sakınırlar, inanırlar, yararlı işler işlerler, sonra haramdan sakınıp inanırlar ve sonra isyandan sakınıp iyilik yaparlarsa- daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur. Allah iyi davrananları sever.
94يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللَّهُ بِشَيْءٍ مِّنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُ أَيْدِيكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللَّهُ مَن يَخَافُهُ بِالْغَيْبِ ۚ فَمَنِ اعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Ey İnananlar! Gıyabında Kendisinden, kimin korktuğunu ortaya koymak için, (ihramlıyken) elinizin ve mızraklarınızın ulaştığı avdan bir şeyle Allah and olsun ki sizi dener. Bundan sonra kim haddi aşarsa ona elem verici azab vardır.
95يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَأَنتُمْ حُرُمٌ ۚ وَمَن قَتَلَهُ مِنكُم مُّتَعَمِّدًا فَجَزَاءٌ مِّثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِهِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ هَدْيًا بَالِغَ الْكَعْبَةِ أَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاكِينَ أَوْ عَدْلُ ذَٰلِكَ صِيَامًا لِّيَذُوقَ وَبَالَ أَمْرِهِ ۗ عَفَا اللَّهُ عَمَّا سَلَفَ ۚ وَمَنْ عَادَ فَيَنتَقِمُ اللَّهُ مِنْهُ ۗ وَاللَّهُ عَزِيزٌ ذُو انتِقَامٍ
Ey İnananlar! İhramlı iken avı öldürmeyin. Sizden bile bile onu öldürene, ehli hayvanlardan öldürdüğü kadar olduğuna içinizden iki adil kimsenin hükmedeceği, Kabe'ye ulaşacak bir kurbanı ödeme, yahut düşkünlere yemek yedirme şeklinde keffaret ya da yaptığının ağırlığını tatmak üzere bunlara denk oruç tutma vardır. Allah geçmiştekileri affetmiştir, kim tekrar yaparsa Allah ondan öç alır. Allah Güçlü'dür, Öçalıcı'dır.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
93Ayet

Meal — Mâide 93

Mâide Suresi Ayet 93 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, -sakınırlar, inanırlar, yararlı işler işlerler,…

Sûre Ayet 93/120 — Mâide Suresi المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Suresi Dinle, Mâide Suresi Meal, Mâide Suresi mp3, Mâide Suresi pdf. Ayet 91–95. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Monday, September 7, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler