Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Ehl-i A'râf: Cennet ile Cehennem arasındaki yüksek yerde bulunan, iyilikleri ve kötülükleri eşit olan müminler.
- Yemin etmek: Kesin bir söz vermek, Allah adına ant içmek.
- Rahmet: Allah'ın engin merhameti, bağışlaması ve lütfu.
- Havf: Korku, endişe.
- Hüzün: Üzüntü, tasalanma.
Tefsir:
Bu âyet, kıyamet gününde yaşanacak diyaloglardan bir kesiti bizlere sunuyor. A'râf'ta bekleyen müminler, cehennemliklerin yüzlerindeki simadan onları tanırlar ve onlara şöyle derler: "İşte sizin dünyada hor gördüğünüz, alay ettiğiniz, 'Allah bunlara asla rahmet etmez' diye yeminler ettiğiniz o müminler! Bakın, şimdi onlar cennete girmeye layık görüldüler. Sizin küçümsediğiniz o fakir ve zayıf müminler, Allah'ın rahmetine nail oldular."
Burada Allah Teâlâ, o müminlere hitaben şöyle buyurur: "Ey müminler! Sizler artık cennete girin. Size bundan sonra hiçbir korku yoktur. Gelecekten endişe etmeyin, geçmişte kaybettiklerinize de üzülmeyin. Çünkü sizler, dünyada Allah yolunda sabrettiniz, O'nun rızasını kazandınız. İşte şimdi ebedi mutluluk sizindir."
Bu âyet, bizlere çok önemli bir ders verir: İnsanları dış görünüşlerine, mallarına, makamlarına göre değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. Allah katında üstünlük ancak takva iledir. Dünyada hor görülen, küçümsenen müminler, ahirette en yüce makamlara erişeceklerdir. Bu sebeple hiçbir mümini küçümsememeli, herkese Allah'ın kulu olarak saygı göstermeliyiz. Unutmayalım ki, Allah'ın rahmeti, kullarının zannettiğinden çok daha geniştir. O, dilediğine dilediği kadar rahmet eder ve hiçbir samimi kulunu boş çevirmez.
📜 Ayet 47-51 — A'râf
Meal — A'râf 49
Sure Ayet 49/206 — A'râf الأعراف (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: A'râf Dinle, A'râf Meal, A'râf mp3, A'râf pdf. Ayet 47–51. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










