Hicr · 16/99
Meal Okunuş — Hicr
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ ۝١٦
Wa laqad ja`alnaa fissamaaa`i buroojanw wa zaiyannaahaa linnaazireen
📖 Türkçe Anlam
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Bürûc: Gökteki yıldızların ve gezegenlerin bulunduğu büyük burçlar, menziller, yüksek köşkler anlamına gelir.
  • Zeyyennâhâ: Onu (göğü) süsledik, güzelleştirdik.
  • Nâzırîn: Bakanlar, gözlemleyenler, ibretle seyredenler.

Tefsir:

Allah Teâlâ, kudretinin ve hikmetinin delillerini gözler önüne sererek buyuruyor ki: "Andolsun ki biz gökte büyük burçlar yarattık." Bu burçlar, güneşin, ayın ve gezegenlerin seyrettiği yörüngeler, yıldızların duraklarıdır. Bunlar, insanların karanın ve denizin karanlıklarında yollarını bulmaları, mevsimleri ve zamanları tespit etmeleri için birer işaret ve rehber kılınmıştır.

Sonra Allah, "Ve onu (göğü) bakanlar için süsledik" buyurarak, gökyüzünü parıldayan yıldızlarla, ışıl ışıl gezegenlerle donattığını haber veriyor. Bu süs, sadece göz zevki için değil; aynı zamanda insanların bu muhteşem manzaraya bakıp düşünmeleri, kainatın yaratıcısının büyüklüğünü, kudretini ve nizamını idrak etmeleri içindir. Gökyüzüne bakan her göz, bu düzenin tesadüfle olamayacağını görür; her yıldız, her burç, Yüce Yaratıcı'nın varlığına ve birliğine işaret eden birer ayettir.

Ey insan! Şu üzerinde yaşadığın dünyanın ve içinde yüzdüğün kainatın sahibi, seni de bu muhteşem gökyüzünün altında yaşatıyor. O'nun kudretini düşünmek, gökyüzüne ibretle bakmak, kalbi imanla dolduran en güzel ibadetlerdendir. Ne mutlu o kimselere ki, gökyüzüne her baktıklarında Rabbini hatırlar, O'nun büyüklüğü karşısında huşu duyar ve "Rabbimiz, bunu boşuna yaratmadın, seni tesbih ederiz" der. İşte bu bakış, insanı dünyanın geçici süslerinden alıkoyar, onu ebedi olan ahiret yurduna hazırlar. Unutma ki, bu gördüğün yıldızlar ve burçlar, bir gün son bulacak; asıl kalıcı olan, Allah'ın rızası ve O'nun katındaki ebedi nimetlerdir.

🎧 Dinle

📜 Ayet 14-18 — Hicr

14وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
15لَقَالُوا إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
16وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
17وَحَفِظْنَاهَا مِن كُلِّ شَيْطَانٍ رَّجِيمٍ
Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
18إِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُّبِينٌ
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
HicrKuran Fihrist
99Ayet
MekkiRevelation
16Ayet

Meal — Hicr 16

Sure Hicr Ayet 16 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için…

Sure Ayet 16/99 — Hicr الحجر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Hicr Dinle, Hicr Meal, Hicr mp3, Hicr pdf. Ayet 14–18. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler