Nahl · 46/128
Meal Okunuş — Nahl
أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ ۝٤٦
Aw yaakhuzahum fee taqallubihim famaa hum bi mu`jizeen
📖 Türkçe Anlam
Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Tegallübühüm (تَقَلُّبِهِمْ): Onların dönüp dolaşmaları, işlerinde ve yolculuklarında hareket hâlinde olmaları.
  • Mu'cizîn (مُعْجِزِين): Allah'ı âciz bırakanlar, O'nun azabından kaçıp kurtulabileceklerini sananlar.

Tefsir:

Bu âyet, azgınlıkta ve zulümde ileri giden o kâfirlerin, Allah'ın azabından kendilerini güvende mi sandıklarını sorguluyor. Onlar ticaret için, geçim için, iş-güç için sürekli bir yerden bir yere gidip geliyorlar, dünyanın dört bir yanında dönüp dolaşıyorlar. Peki, bu hareketlilikleri ve çalışkanlıkları onları Allah'ın azabından koruyacak mı? Elbette hayır! Allah, onları bu seferleri sırasında, en meşgul oldukları, en gafil bulundukları anda da yakalayabilir. Hiçbir yer, hiçbir zaman dilimi, hiçbir sebep onları Allah'ın kudretinden uzaklaştıramaz. Onlar, ne yeryüzünde ne de gökte Allah'ı âciz bırakacak güce sahip değillerdir. Kaçacak hiçbir yerleri, sığınacak hiçbir sığınakları yoktur. Bu, Allah'ın kudretinin mutlakliğini ve hiçbir şeyin O'ndan gizli kalmayacağını gösterir.

Ey insan! Sakın bu dünyadaki hareketliliğin, malın, mülkün, ticaretin seni gaflete düşürmesin. Unutma ki sen, her an, her yerde, her hâl üzere Allah'ın gözetimi altındasın. O'nun azabı, en ummadığın anda, en güvende hissettiğin bir vakitte gelebilir. Ancak Allah'ın rahmeti de azabı gibi yakındır. O, kullarına karşı çok şefkatli ve merhametlidir. Bu âyet, hem bir uyarı hem de bir müjdedir: Allah'ın azabından korkup O'na sığınanlara, O'nun rahmeti her an ulaşabilir. Öyleyse gaflet uykusundan uyan, kalbini Allah'a bağla, her işinde O'nu hatırla. Çünkü sen, O'nun elindedir; O seni nereye dilerse oraya götürür, ne zaman dilerse o zaman karşına çıkar. Ne mutlu o kimseye ki, bu uyarıyı duyar da Rabbine yönelir, O'nun affına ve merhametine sığınır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 44-48 — Nahl

44بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ ۗ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.
45أَفَأَمِنَ الَّذِينَ مَكَرُوا السَّيِّئَاتِ أَن يَخْسِفَ اللَّهُ بِهِمُ الْأَرْضَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ
Kötü işler düzenleyenler Allah'ın kendilerini yere batırmasından yahut farketmedikleri bir yerden onlara azabın gelmesinden güvende midirler?
46أَوْ يَأْخُذَهُمْ فِي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ
Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
47أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ
Veya hareket halindelerken -ki Allah'ı aciz bırakamazlar- ya da yok olmak endişesindeyken onlara azabın gelmesinden güvende midirler? Doğrusu Rabbin şefkatlidir, merhametlidir.
48أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَىٰ مَا خَلَقَ اللَّهُ مِن شَيْءٍ يَتَفَيَّأُ ظِلَالُهُ عَنِ الْيَمِينِ وَالشَّمَائِلِ سُجَّدًا لِّلَّهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ
Allah'ın yarattığı şeylerin, gölgeleri sağa sola vurarak, Allah'a boyun eğerek secde etmekte olduklarını görmüyorlar mı?
NahlKuran Fihrist
128Ayet
MekkiRevelation
46Ayet

Meal — Nahl 46

Sure Ayet 46/128 — Nahl النحل (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Nahl Dinle, Nahl Meal, Nahl mp3, Nahl pdf. Ayet 44–48. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler