Wa yas`aloonaka `anil jibaali faqul yansifuhaa Rabbee nasfaa
📖 Meal (Türkçe Anlam)
📖 Türkçe Anlam
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
Səndən dağlar haqqında soruşurlar. De: “Rəbbim onları dağıdıb havaya sovuracaq,
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
📜
Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
Yesifuha: Onları (dağları) kökünden söküp savurur, paramparça eder.
Nesfen: Kökünden söküp toz duman etme, savurma.
Tefsir:
Ey Resul! İnsanlar sana kıyamet gününde dağların akıbetinin ne olacağını soruyorlar. Onlara de ki: Rabbim, o dağları kökünden söküp atacak, onları paramparça edip savuracak, toz duman edecektir. O kudretiyle dağları yerinden söker, un ufak eder ve havada savurur. Artık onlardan hiçbir iz kalmaz, yerleri dümdüz olur. Bu, Allah'ın kudretinin büyüklüğünü gösteren bir sahnedir; O, dilediğini yapar, hiçbir güç O'na engel olamaz.
Davet ve İkaz:
Ey kardeşim! Şu görkemli dağlara bir bak; ne kadar heybetli, ne kadar sağlam görünürler. Ama kıyamet gününde Allah'ın emriyle bir avuç toz gibi savrulacaklar. Öyleyse bu dünyada gururlanma, dağlar gibi diklenme! Çünkü o dağlar bile Allah'ın kudreti karşısında hiçtir. Sen de hiçsin; ama Rabbine yönelirsen, O seni yüceltir. Kıyametin dehşetinden kurtulmak için bugün O'na sığın, O'nun kitabına sarıl. Unutma ki Allah, kendisine yönelen kullarını o korkunç günde güvende kılacaktır.
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
106فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
107لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَا أَمْتًا
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .