Enbiyâ · 15/112
Meal Okunuş — Enbiyâ
فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَاهُمْ حَتَّىٰ جَعَلْنَاهُمْ حَصِيدًا خَامِدِينَ ۝١٥
Famaa zaalat tilka da`waahum hattaa ja`alnaahum haseedan khaamideen
📖 Türkçe Anlam
Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Femâ zâlet: Devam etti, kesilmedi.
  • Tilke: O (söz/çağrı).
  • Da'vâhum: Onların çağrısı, yalvarışı, sözleri.
  • Hasîden: Biçilmiş ekin gibi kökünden koparılmış, helâk edilmiş.
  • Hâmidîn: Sönmüş, hareketsiz, cansız kalmış.

Tefsir:

Bu âyet, azaba uğrayan önceki milletlerin son hallerini tasvir etmektedir. Onlar, başlarına gelen belâ ve musibetler karşısında çaresiz kalıp "Eyvah bize! Gerçekten biz zalimlerdik" diyerek günahlarını itiraf etmişler ve kendi aleyhlerine beddua etmişlerdi. İşte bu itiraf ve pişmanlık dolu sözleri, onların son nefeslerine kadar dillerinden düşmemiş, bu çağrıları kesintisiz sürmüştür. Nihayet onları, kökünden biçilmiş ekin gibi yeryüzünden süpürüp atmış, ateşin sönüp kül olduğu gibi onları da sessiz, hareketsiz, cansız bir hâle getirmişizdir. Artık ne bir sesleri, ne bir kıpırtıları, ne de bir yardım çığlıkları kalmıştır.

Bu âyet, ibret verici bir uyarıdır. Ey insanlar! Bu azap ve helâk, yalnızca geçmiş kavimlere mahsus değildir. Allah'ın sünneti değişmez. Kim Peygamber Efendimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem) yalanlar ve hakka karşı direnirse, onların başına gelenler onun da başına gelebilir. Öyleyse bu kıssalardan ders alalım; gaflet uykusundan uyanıp Rabbimize yönelelim. Zira pişmanlık, azabı gördükten sonra değil, fırsat varken, tövbe kapısı açıkken olmalıdır. Allah'ın rahmeti geniştir; kul, günahı ne kadar büyük olursa olsun, samimiyetle tövbe edip O'na dönerse, Allah onu affeder ve helâk etmez. Ancak inkârda ve zulümde ısrar etmek, helâke davetiye çıkarmaktır. Rabbimiz bizleri, azabı görmeden önce uyananlardan ve O'na sığınanlardan eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 13-17 — Enbiyâ

13لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُوا إِلَىٰ مَا أُتْرِفْتُمْ فِيهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْأَلُونَ
"Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurdlarınıza dönün, elbette sorguya çekileceksiniz" dedik.
14قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
"Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz" dediler.
15فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَاهُمْ حَتَّىٰ جَعَلْنَاهُمْ حَصِيدًا خَامِدِينَ
Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye kadar haykırmaları devam etti.
16وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاءَ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
17لَوْ أَرَدْنَا أَن نَّتَّخِذَ لَهْوًا لَّاتَّخَذْنَاهُ مِن لَّدُنَّا إِن كُنَّا فَاعِلِينَ
Eğlenme dileseydik, bunu yapacak olsaydık, şanımıza uygun şekilde yapardık; ama yapmayız.
EnbiyâKuran Fihrist
112Ayet
MekkiRevelation
15Ayet

Meal — Enbiyâ 15

Sure Enbiyâ Ayet 15 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Biz onları biçilmiş ot ve bir yığın kül haline getirinceye…

Sure Ayet 15/112 — Enbiyâ الأنبياء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Enbiyâ Dinle, Enbiyâ Meal, Enbiyâ mp3, Enbiyâ pdf. Ayet 13–17. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler