Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Nükisû: Ters çevrildiler, başları üstüne döndüler, eski hallerine döndüler.
- Alâ ruûsihim: Başlarının üzerine, yani akılları başlarından gidip şaşkına döndüler.
- Yentıkun: Konuşurlar, söz söylerler.
Tefsir:
Bu âyet, Hz. İbrahim'in (aleyhisselam) kavmiyle yaptığı o muhteşem tartışmanın en çarpıcı sahnelerinden birini bizlere aktarır. İbrahim (a.s.), putları kırdıktan sonra kavmi onu sorguya çektiğinde, onlara "Büyük putu onlara sorun" demişti. O anda kavim, putların konuşamayacağını itiraf etmiş ve "Sen de biliyorsun ki bunlar konuşmaz" demişlerdi. İşte bu itiraf, onların kendi elleriyle kendi iddialarını çürütmeleriydi.
Fakat ne yazık ki insan, hakkı gördüğü halde inadından vazgeçmez. Âyetin bildirdiğine göre, bu açık itiraftan hemen sonra yine eski inkârlarına, yani kafa karışıklığına ve şaşkınlıklarına döndüler. "Nükisû alâ ruûsihim" ifadesi, onların baş aşağı döndüklerini, yani akıllarını kullanmaktan vazgeçip eski bâtıl inançlarına geri döndüklerini anlatır. Bu, insanın nefsine ve atalarının yoluna olan bağlılığının ne kadar güçlü olduğunu gösteren ibretlik bir tablodur.
Onlar Hz. İbrahim'e şöyle dediler: "Ey İbrahim! Sen de biliyorsun ki bu putlar konuşmaz. Madem öyle, sen bizi nasıl onlara soru sormaya yönlendirirsin?" Bu sözleriyle aslında kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlardı. Ancak farkında değillerdi ki bu söz, onların aleyhine bir delil olmuştu. Çünkü konuşamayan, duyamayan, fayda ve zarar veremeyen varlıklar nasıl ilah olabilirdi? Onların bu itirafı, putların ilahlığının ne kadar saçma olduğunu gözler önüne seriyordu.
Sevgili kardeşlerim, bu kıssadan almamız gereken çok büyük dersler vardır. İnsan, hakkı gördüğü zaman onu kabul etmeli, inadı ve kibri yüzünden bâtıla sarılmamalıdır. Hz. İbrahim'in (a.s.) bu mücadelesi, tevhid inancının ne kadar kıymetli olduğunu ve hakikatin her zaman delillerle desteklendiğini gösterir. Bugün de bizler, aklımızı ve kalbimizi kullanarak Allah'ın varlığının ve birliğinin sayısız delillerini görebiliriz. Ne mutlu o kimselere ki, hakikati gördüğünde teslim olur ve Allah'ın hidayetine tabi olur. Unutmayalım ki, iman, aklı ve kalbi birlikte kullanarak Allah'a yönelmektir. Bu yöneliş, insanı dünyada huzura, ahirette ise ebedi kurtuluşa erdirir.
📜 Ayet 63-67 — Enbiyâ
Meal — Enbiyâ 65
Sure Enbiyâ Ayet 65 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kendi kendilerine: "Doğrusu siz haksızsınız", sonra kafalarında olan eski inançlarına…Sure Ayet 65/112 — Enbiyâ الأنبياء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Enbiyâ Dinle, Enbiyâ Meal, Enbiyâ mp3, Enbiyâ pdf. Ayet 63–67. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










