Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Mel'û: Kavmin ileri gelenleri, önde gelenleri, eşrafı.
- Tefaddül: Üstünlük sağlamak, başa geçmek, kendini üstün göstermek.
- Âbâ: Atalar, dedeler.
Tefsir:
Hz. Nûh aleyhisselâm, kavmini Allah'a iman etmeye, putları bırakmaya ve yalnızca Allah'a kulluk etmeye davet ettiğinde, kavminin ileri gelenleri ve eşrafı bu davete karşı çıktılar. Onlar, halkı etkileyip Nûh aleyhisselâm'ın davetini boşa çıkarmak için şöyle dediler: "Bu adam, sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. O, size karşı üstünlük kurmak, sizi kendine tâbi kılmak ve aranızda liderlik elde etmek istiyor. Eğer Allah gerçekten bir peygamber göndermek isteseydi, elbette bir insanı değil, melekleri gönderirdi. Biz, atalarımızdan böyle bir şey duymadık; bu, daha önce hiç görülmemiş bir iddiadır."
Bu sözlerle onlar, peygamberlik iddiasını küçümsemeye ve halkın gözünde Nûh aleyhisselâm'ı itibarsızlaştırmaya çalışıyorlardı. Oysa onların bu itirazları, asılsız ve tutarsızdı. Çünkü Allah'ın hikmeti, insanlara kendi cinslerinden, kendi aralarından bir elçi göndermeyi gerektirir. İnsanlar, kendileri gibi bir insandan gelen mesajı anlayabilir ve onunla iletişim kurabilirler. Meleklerin gönderilmesi durumunda, insanların onlarla muhatap olması ve onlardan öğrenmesi mümkün olmazdı.
Ayrıca bu kavim, atalarının yolunu körü körüne taklit ederek hakikate sırt çevirmişti. Onlar, "Biz atalarımızdan böyle bir şey duymadık" diyerek, atalarının inançlarını kendilerine ölçü edinmişlerdi. Bu, onların hakikati araştırmaktan uzak, taklitçi ve inatçı bir tavır içinde olduklarını gösterir.
Sevgili kardeşlerim! Bu kıssada bizim için çok önemli dersler vardır. İnsanlar, hakikati kabul etmek yerine, kendi çıkarlarını ve makamlarını korumak için peygamberlere karşı çıkmışlardır. Bugün de aynı durum söz konusudur; nefsânî arzularına ve dünya menfaatlerine bağlananlar, hakikati kabul etmekte zorlanırlar. Ancak Allah'ın gönderdiği elçilere iman edenler, dünyada da ahirette de kurtuluşa erenlerdir. Bizler, bu kıssadan ders alarak, hakikati kabul etmekte acele edelim, atalarımızın yanlış inançlarını körü körüne taklit etmeyelim ve Allah'ın elçilerine gönülden bağlanalım. Unutmayalım ki kurtuluş, ancak Allah'a ve O'nun elçilerine iman etmekle mümkündür.
📜 Ayet 22-26 — Mü'minûn
Meal — Mü'minûn 24
Sure Mü'minûn Ayet 24 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Milletinin inkarcı ileri gelenleri: "Bu, sizin gibi bir insandan başka…Sure Ayet 24/118 — Mü'minûn المؤمنون (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mü'minûn Dinle, Mü'minûn Meal, Mü'minûn mp3, Mü'minûn pdf. Ayet 22–26. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










