Şuarâ · 10/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰ أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ ۝١٠
Wa iz naadaa Rabbuka Moosaaa ani`-til qawmaz zaalimeen
📖 Türkçe Anlam
Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Nâdâ (نَادَىٰ): Seslendi, çağırdı, hitap etti.
  • E’ti (ائْتِ): Git, var, yönel.
  • El-Kavmi’z-Zâlimîn (الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ): Zalimler topluluğu, kendi nefislerine ve başkalarına zulmeden kavim.

Tefsir:

Ey Resûl! Sen, kavmine o anı hatırlat ki, Rabbin, Musa’ya (a.s.) seslenmiş ve ona şöyle buyurmuştu: “O zalimler topluluğuna, yani Firavun’un kavmine git!”

Burada “zalimler” ifadesi iki türlü zulmü birden içermektedir: Onlar, Allah’a ortak koşmak ve O’nu inkâr etmekle kendi nefislerine zulmediyorlardı; İsrailoğulları’nı köleleştirmek, onlara işkence etmek ve çocuklarını boğazlamakla da başkalarına zulmediyorlardı. İşte bu yüzden Allah Teâlâ, Musa’yı (a.s.) bu azgın ve zorba kavme göndermekle, onlara son bir uyarıda bulunmayı ve kendilerine yapılan bu zulümlerden vazgeçmelerini istemiştir.

Rabbimiz, Musa’ya (a.s.) hitabında “Rabbin” diyerek, O’nun kullarına olan merhametini ve terbiye ediciliğini vurgulamaktadır. Bu çağrı, aynı zamanda her peygamberin görevinin özünü de ortaya koyar: Zalimlere karşı hakkı haykırmak, mazlumların yanında yer almak ve insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak.

Bu ilahi çağrı, bizlere de bir mesajdır: Zulüm nerede olursa olsun, bir Müslüman olarak bizler de hakkı savunmalı, zalimlerin karşısında durmalı ve mazlumların sesi olmalıyız. Unutmayalım ki Allah, zulmedenleri asla sevmez; ancak tevbe edip kendisine dönenleri bağışlar ve onlara rahmetiyle muamele eder. Musa’nın (a.s.) bu daveti, aynı zamanda bir rahmet kapısının aralandığının da habercisidir; çünkü Allah, kullarının hidayete ermesini ister ve bu uğurda peygamberler gönderir.

Bu kıssada bizim için büyük bir ibret vardır: Zulüm ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın rahmeti ve yardımı da o kadar büyüktür. Yeter ki kul, O’na yönelsin ve O’nun emrine kulak versin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 8-12 — Şuarâ

8إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Şüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar.
9وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.
10وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰ أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"
11قَوْمَ فِرْعَوْنَ ۚ أَلَا يَتَّقُونَ
Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida etmişti. "Haksızlıktan sakınmazlar mı?"
12قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
10Ayet

Meal — Şuarâ 10

Sure Şuarâ Ayet 10 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Rabbin Musa'ya: "Haksızlık eden millete, Firavun'un milletine git" diye nida…

Sure Ayet 10/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 8–12. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler