Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Vettekū: Korkun, sakının, Allah'ın azabından korunun.
- Emeddeküm: Size verdi, sizi nimetlendirdi, donattı.
- Bimâ ta'lemûn: Bildiğiniz şeylerle, sizin bildiğiniz nimetlerle.
Tefsir:
Ey insanlar! Sizi yoktan var eden, size sayısız nimetler bahşeden Allah'a karşı gelmekten sakının. O Rabbiniz ki, size bildiğiniz, gördüğünüz, farkında olduğunuz nice nimetler verdi. Develer, sığırlar, koyunlar, keçiler... Hepsi sizin hizmetinize sunuldu. Evlatlar verdi size, neslinizi çoğalttı. Verimli bahçeler, bağlar, bahçeler ihsan etti. Yerden pınarlar fışkırttı, size temiz su akıttı. Dağları delip size geçitler verdi, denizleri size musahhar kıldı.
Bütün bu nimetler, sizin bildiğiniz, her gün görüp istifade ettiğiniz gerçeklerdir. Peki, bu kadar nimeti size veren Rabbimize karşı nasıl nankörlük edersiniz? O'nun elçisini yalanlarsınız? O'nun emirlerine karşı gelirsiniz?
Ey kardeşlerim! Şu etrafınıza bir bakın. Yediğiniz ekmek, içtiğiniz su, bindiğiniz hayvanlar, barındığınız evler, sahip olduğunuz çocuklar... Hepsi O'nun lütfu, O'nun ihsanıdır. Allah Teâlâ size bunları verdi ki, sizi imtihan etsin. Acaba bu nimetlere şükredip O'na mı kulluk edeceksiniz, yoksa nankörlük edip O'na isyan mı edeceksiniz?
Bu ayet bize gösteriyor ki, Allah'ın nimetleri saymakla bitmez. Her nefes alışımız, her kalp atışımız, her uzvumuz, her duyumuz... Hepsi O'nun birer hediyesidir. İşte bu kadar büyük nimetler veren bir Rabbe karşı gelmek, O'nun azabından korkmamak ne büyük bir gaflettir!
Sevgili kardeşlerim, Allah'ın nimetlerini düşündükçe kalbimiz O'na karşı sevgi ve saygıyla dolsun. Bu nimetlerin şükrünü eda etmek için O'na itaat edelim, emirlerini yerine getirelim, yasaklarından kaçınalım. Unutmayalım ki, nimet veren Allah, aynı zamanda azabı da şiddetli olandır. O'na isyan edenleri, O'nun nimetlerine karşı nankörlük edenleri yakaladığı zaman, kimse O'nun yakalamasından kurtulamaz.
Öyleyse gelin, hep birlikte bu büyük nimetlerin sahibine yönelim, O'ndan korkalım, O'na sığınalım ve O'nun rızasını kazanmaya çalışalım. Çünkü gerçek kurtuluş, O'nun rızasını kazanmakta ve O'nun azabından korunmaktadır. Allah hepimizi, nimetlerinin kadrini bilen ve O'na hakkıyla kulluk eden kullarından eylesin. Âmin.
📜 Ayet 130-134 — Şuarâ
Meal — Şuarâ 132
Sure Şuarâ Ayet 132 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…Sure Ayet 132/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 130–134. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










