Şuarâ · 131/227
Meal Okunuş — Şuarâ
فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ ۝١٣١
Fattaqul laaha wa atee`oon
📖 Türkçe Anlam
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • فَاتَّقُوا اللَّهَ: Allah'ın azabından sakının, O'na karşı gelmekten kaçının, emirlerine uyup yasaklarından uzak durun.
  • وَأَطِيعُونِ: Bana itaat edin, benim çağrıma uyun, size tebliğ ettiğim ilahi mesajı kabul edin.

Tefsir:

Ey kavmim! Allah'a karşı gelmekten sakının ve O'ndan korkun. O'nun emirlerini yerine getirin, yasaklarından kaçının. Çünkü O, size sayısız nimetler vermiştir: Develer, sığırlar, koyunlar, evlatlar, meyveli bahçeler ve yerden fışkırtıp akıttığı berrak pınarlar... Bütün bu nimetler, O'nun size olan şefkat ve merhametinin delilleridir. Öyleyse bu kadar nimet veren Rabb'inize karşı nankörlük etmeyin.

Sonra bana itaat edin! Ben size Allah'ın emirlerini tebliğ ediyorum, sizi doğru yola çağırıyorum. Benim çağrım, sizin dünya ve ahiret mutluluğunuz içindir. Size neyi emredersem, onda sizin hayrınız vardır; neyi yasaklarsam, onda da sizin zararınız vardır. Ben sizin için ancak hayır dilerim, tıpkı şefkatli bir babanın evladına iyilik dilemesi gibi.

Bu çağrı, sadece bir korkutma değil; aynı zamanda bir müjdedir. Allah'a itaat edenler, dünyada huzur bulur, ahirette ise cennetle ödüllendirilir. Allah'ın azabından sakınanlar, O'nun rahmetine ve mağfiretine nail olurlar. Unutmayın ki Allah, kendisine yönelen kullarını asla yüzüstü bırakmaz; onları korur, kollar ve en güzel şekilde mükâfatlandırır.

Ey iman edenler! Bu ayet bize gösteriyor ki, kurtuluşun yolu takva ve itaattir. Takva, kalbi Allah sevgisiyle doldurur; itaat ise kişiyi Allah'ın rızasına ulaştırır. Allah'ın elçilerine itaat etmek, aslında Allah'a itaat etmektir. Çünkü onlar, Allah'ın iradesini insanlara ulaştıran elçilerdir. Bu sebeple, peygamberlerin çağrısına kulak vermek, hem dünyada hem ahirette en büyük kazançtır.

Bugün de bizler, Kur'an'ın rehberliğine ve Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetine uyarak bu çağrıya icabet edebiliriz. Allah'tan korkup O'na sığınan, emirlerine uyan ve O'nun rızasını gözeten herkes, dünyada huzurlu bir hayat sürer, ahirette ise ebedi mutluluğa erer. Rabb'imiz bizlere bu büyük nimeti lütfettiği için sonsuz hamdolsun.

🎧 Dinle

📜 Ayet 129-133 — Şuarâ

129وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
130وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
131فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
132وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
133أَمَدَّكُم بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ
Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum" dedi.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
131Ayet

Meal — Şuarâ 131

Sure Şuarâ Ayet 131 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Kardeşleri Hud, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben…

Sure Ayet 131/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 129–133. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler