Şuarâ · 139/227
Meal Okunuş — Şuarâ
فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ ۝١٣٩
Fakazzaboohu fa ahlaknaahum; inna fee zaalika la aayah; wa maa kaana aksaruhum mu`mineen
📖 Türkçe Anlam
Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Fekezzebûhü: Onu yalanladılar.
  • Feehleknâhüm: Biz de onları helâk ettik.
  • Âyet: İbret, delil, işaret.
  • Mü'minîn: İman edenler, inananlar.

Tefsir:

Hûd aleyhisselâm, kavmini Allah'a iman etmeye, O'na ortak koşmamaya ve O'ndan başkasına kulluk etmemeye davet etti. Onlara nasihat etti, korkuttu ve Allah'ın azabıyla uyardı. Fakat onlar bu davete kulak asmadılar, inat ve inkârlarında direttiler. Peygamberlerini yalanlamaya devam ettiler ve onu susturmak için ellerinden geleni yaptılar.

Bunun üzerine Allah Teâlâ, onların bu azgınlıklarına ve haddi aşmalarına karşılık, kendilerini helâk etti. Onları, dondurucu ve kasıp kavuran çok şiddetli bir rüzgârla (rîh-i sarsar) yok etti. Bu öyle bir azaptı ki, onları köklerinden söküp attı, geriye hiçbir iz bırakmadı.

İşte bu anlatılan kıssada, ey insanlar, sizin için büyük bir ibret ve ders vardır. Geçmiş kavimlerin başına gelen bu felaketler, Allah'ın peygamberlerini yalanlayanları nasıl cezalandırdığının açık bir delilidir. Fakat buna rağmen, bu kıssayı işitenlerin çoğu iman etmedi. Onlar, bu ibretlerden ders çıkarmadılar, gözleriyle görmüş gibi olmalarına rağmen hakikati kabul etmediler.

Ey kardeşim! Şu bir gerçektir ki, senin Rabbin, her şeye galip gelen, kudreti karşısında hiçbir şeyin duramayacağı Azîz'dir. Dilediğini yapar, dilediğini helâk eder, dilediğine merhamet eder. O, kendisine isyan edenleri kahrederken, kendisine iman eden kullarına karşı da sonsuz merhamet sahibidir (Rahîm). Bu iki sıfat, O'nun kudretinin ve rahmetinin bir tecellisidir. O halde O'na sığının, O'na yönelin ve O'nun emirlerine uyun ki, hem dünyada hem ahirette kurtuluşa eresiniz.

Bu kıssa, her asırda insanlara bir uyarıdır. Sakın ha, Allah'ın azabından gafil olmayın. Peygamberlerin getirdiği mesajı hafife almayın. Çünkü Allah'ın vaadi haktır ve O, sözünden asla dönmez. İman edenler ise, dünyada huzur, ahirette ise ebedî kurtuluş içindedirler.



📜 Ayet 137-141 — Şuarâ

137إِنْ هَٰذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ
Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.
138وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ
Bu durumumuz öncekilerin geleneğidir. Biz azaba uğratılacak da değiliz" dediler.
139فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz ki ders vardır; ama çoğu inanmamıştır.
140وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ
Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.
141كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ
Semud milleti de peygamberleri yalanladı.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
139Ayet

Meal — Şuarâ 139

Sure Şuarâ Ayet 139 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Böylece onu yalanladılar; Biz de kendilerini yok ettik. Bunda şüphesiz…

Sure Ayet 139/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 137–141. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler