Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- kezzebûhü: Onu yalanladılar, yalanlamaya devam ettiler.
- ahazehüm: Onları yakaladı, kuşattı, helâk etti.
- yevmi'z-zulle: Gölge günü (bulutun gölgelendirdiği gün).
- azâbün: Azap, ceza.
- azîm: Büyük, çok şiddetli, dehşetli.
Tefsir:
Bu âyet, Hz. Şuayb'ın (a.s.) kavmi olan ve "Eyke halkı" diye anılan Medyenlilerin başına gelen korkunç azabı haber vermektedir. Peygamberleri onları Allah'ın birliğine çağırdı, ölçü ve tartıda hile yapmaktan sakındırdı, azgınlık ve fesattan vazgeçirmeye çalıştı. Fakat onlar inadına devam ettiler, uyarıları dinlemediler ve peygamberlerini yalanladılar.
İşte tam bu noktada Allah'ın azabı onları yakaladı. Öyle bir azap ki, Kur'an'ın ifadesiyle "Gölge Günü" azabı... Bu azabın nasıl gerçekleştiği şöyle anlatılır: Önce kavmi kavurucu, dayanılmaz bir sıcak bastırdı. Yedi gün süren bu sıcaklık onları bunaltmıştı. Evlerine, yeraltı sığınaklarına kaçtılar; ama orada da serinlik bulamadılar, tam tersine daha da boğucu bir hava ile karşılaştılar. Çaresizlik içinde kıvranırken, ufukta bir bulut belirdi. Onlara serinlik ve ferahlık vaat ediyor gibiydi. Hemen o bulutun gölgesine sığındılar, altında toplandılar. Ancak o bulut, rahmet değil, azap bulutuydu! Allah'ın emriyle üzerlerine ateş yağdırdı, alevler onları sardı ve hepsi helâk oldu. İşte bu, "Gölge Günü" azabıdır.
Bu azabın dehşetini vurgulayan âyetin sonunda Yüce Allah şöyle buyurur: "Şüphesiz o, büyük bir günün azabıydı." Evet, o gün öyle bir gündü ki, gökten ateş yağdı, yer onları kabul etmedi, kaçacak hiçbir yer bulamadılar. Bu, Allah'a isyan edenlerin, peygamberlerini yalanlayanların akıbetinin ne kadar acı olduğunu gösteren ibretlik bir sahnedir.
Bu kıssadan alacağımız büyük dersler vardır. Öncelikle, Allah'ın azabının kimseye haber vermeden, ansızın gelebileceğini bilmeliyiz. Bugün bizler de Hz. Şuayb'ın kavmi gibi ölçü ve tartıda hile yapıyor muyuz? İnsanların haklarını gasp ediyor muyuz? İşte bu âyet, ticaret ahlakına riayet etmeyenlere, insanları aldatanlara, Allah'ın emirlerine sırt çevirenlere çok açık bir uyarıdır. Rabbimiz, kullarına asla zulmetmez; ama kullar kendi elleriyle kendilerini helâke sürükleyebilirler.
Ancak bu kıssa aynı zamanda bir müjde de içermektedir: Allah, peygamberlerini ve müminleri her zaman korumuş, zalimleri ise mutlaka yakalamıştır. Bugün bizler, bu kıssadan ders alarak Allah'a yönelir, O'nun emirlerine uyar ve haramlardan sakınırsak, O'nun rahmeti ve koruması altında oluruz. Unutmayalım ki, dünya hayatı geçicidir; asıl olan, Allah'ın rızasını kazanmak ve O'nun azabından korunmaktır. Rabbimiz bizleri, peygamberlerin izinden giden, O'nun rahmetine nail olan kullarından eylesin. Amin.
📜 Ayet 187-191 — Şuarâ
Meal — Şuarâ 189
Sure Şuarâ Ayet 189 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı…Sure Ayet 189/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 187–191. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










