Şuarâ · 95/227
Meal Okunuş — Şuarâ
وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ ۝٩٥
Wa junoodu Ibleesa ajma`oon
📖 Türkçe Anlam
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Cünûdu İblîs: İblis'in askerleri, yardımcıları, ona uyan ve onun emrine giren varlıklar.
  • Ecmaûn: Hepsi, tamamı, hiçbiri istisna edilmeksizin bütünüyle.

Tefsir:

Bu mübarek ayet, kıyamet gününde azaba uğrayacakların kimler olduğunu beyan ederken, İblis'in ordularının da bu azaptan payını alacağını haber vermektedir. İblis, insanlığın başlangıcından beri Allah'a isyan eden, Âdem aleyhisselama secde etmeyerek kibirlenen ve böylece rahmetten kovulan lanetli bir varlıktır. Onun askerleri ise, ona tabi olan, onun vesveselerini taşıyan ve insanları doğru yoldan saptırmak için çalışan tüm şeytanlardır.

Bu ordular, yalnızca cinlerden ibaret değildir; insanlardan da İblis'in yoluna giren, onun çağrısına uyan ve kötülüğü yaymak için çaba sarf eden herkes bu ordunun birer neferidir. Ayet, bu orduların tamamının, hiçbir ferdi istisna edilmeksizin cehenneme atılacağını kesin bir dille ifade etmektedir. Bu, Allah'ın adaletinin bir tecellisidir; hiçbir zalim, hiçbir azgın, yaptıklarının karşılıksız kalmayacağını bilmelidir.

Kıymetli kardeşlerim! Bu ayet bize, kötülüğün ve azgınlığın sonunun hüsran olduğunu öğretmektedir. İblis ne kadar güçlü görünse de, orduları ne kadar kalabalık olsa da, Allah'ın azabı karşısında hiçbir şey yapamayacaklardır. Önemli olan, bu ordulara katılmamak, onların saflarında yer almamaktır. Bizler, Allah'ın ordusunda olmalıyız; O'nun emirlerine uyan, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetine sarılan kullardan olmalıyız. Unutmayalım ki, Allah'ın yardımı, O'nun yolunda olanları elbette bulacaktır. Bu ayet, aynı zamanda bir müjdedir: Zalimlerin ve azgınların topluluğu ne kadar büyük olursa olsun, onların akıbeti bellidir; cehennem onları beklemektedir. Biz ise, cennet yolunda ilerleyen, Allah'ın rahmetine talip olan kullar olalım.

🎧 Dinle

📜 Ayet 93-97 — Şuarâ

93مِن دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ
Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.
94فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.
95وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.
96قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
97تَاللَّهِ إِن كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
95Ayet

Meal — Şuarâ 95

Sure Şuarâ Ayet 95 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Sure Ayet 95/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 93–97. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler