Şuarâ · 94/227
Meal Okunuş — Şuarâ
فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ ۝٩٤
Fakubkiboo feehaa hum walghaawoon
📖 Türkçe Anlam
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

🎧 Dinle
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Kübkibû: Üst üste atılmak, tepeleri üstüne yuvarlanmak, toplu halde birbirinin üzerine düşmek.
  • Ğâvûn: Azgınlar, sapkınlar, doğru yoldan sapanlar, kâfirler.

Tefsir:

Bu âyet, kıyamet gününün dehşet verici sahnelerinden birini gözler önüne seriyor. O gün, bâtıl ilâhlar ve onlara tapan azgınlar, cehennemin kenarına getirilirler. Sonra hepsi birden, birbirinin üzerine devrilerek, yüzüstü cehennemin derinliklerine fırlatılırlar. Ne bir merhamet, ne bir mühlet, ne de kurtuluş ümidi vardır. Onlar, dünyada iken Allah'a ortak koştukları o putlar, o sahte ilâhlar ve kendilerini saptıran azgın önderlerle birlikte, aynı akıbete uğrarlar. Hiçbiri o ateşten kaçamaz, hiçbiri kurtulamaz.

Bu sahne, ne kadar ibret vericidir! Dünyada iken azgınlıkta, sapkınlıkta ve isyanda birbirlerine destek olanlar, o gün aynı azabı birlikte paylaşacaklardır. Onlar, dünyada birbirlerini pohpohlayıp birbirlerinin günahlarını süslemişler, birbirlerini Allah'ın yolundan alıkoymuşlardı. İşte şimdi, o dostluk ve ortaklık, cehennemde ortak bir azaba dönüşmüştür.

Ey insan! Bu âyet, sana ne kadar açık bir uyarıdır. Sakın ha, Allah'tan başkasına kulluk edenlerden olma! Sakın ha, seni Allah'ın yolundan alıkoyan, sana bâtılı süsleyip gösteren azgınlara uyma! Unutma ki, onların sana olan "dostluğu" ancak dünya hayatına mahsustur. O büyük günde, onlar seninle birlikte cehenneme atılacaklar ve sana hiçbir faydaları olmayacaktır.

Bu âyet, aynı zamanda müminler için de büyük bir müjdedir. Çünkü müminler, o gün azgınlardan ayrılmış, kurtuluşa ermişlerdir. Onlar, dünyada iken Allah'a itaat etmenin, O'nun yolunda yürümenin ve azgınlara uymamanın huzurunu, o gün en güzel şekilde yaşayacaklardır. İşte gerçek kazanç, işte gerçek kurtuluş budur. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyelim, ama O'nun azabından da gafil olmayalım. Bugün, o azaptan kurtuluşun yolu açıktır: Tevbe etmek, Allah'a yönelmek ve O'nun kitabına sarılmak.



📜 Ayet 92-96 — Şuarâ

92وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ
Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.
93مِن دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ
Onlara: "Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir.
94فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.
95وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ
Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.
96قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
Orada putlarıyla çekişerek: "Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak" derler.
ŞuarâKuran Fihrist
227Ayet
MekkiRevelation
94Ayet

Meal — Şuarâ 94

Sure Şuarâ Ayet 94 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları, hepsi, tepetakla oraya atılırlar.

Sure Ayet 94/227 — Şuarâ الشعراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şuarâ Dinle, Şuarâ Meal, Şuarâ mp3, Şuarâ pdf. Ayet 92–96. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler