Ankebût · 32/69
Meal Okunuş — Ankebût
قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًا ۚ قَالُوا نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَن فِيهَا ۖ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَأَهْلَهُ إِلَّا امْرَأَتَهُ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ ۝٣٢
Qaala inna feeha Lootaa; qaaloo nahnu a`lamu biman feehaa lanunajjjiyannahoo wa ahlahooo illam ra atahoo kaanat minal ghaabireen
📖 Türkçe Anlam
İbrahim: "Ama Lut oradadır" dedi, elçiler: "Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız" dediler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Lût: Hz. İbrahim'in yeğeni, Allah'ın peygamberi.
  • Nünecciyennehû: Onu mutlaka kurtaracağız.
  • El-Ğâbirîn: Geride kalanlar, helak edilecekler arasında kalıp yok olanlar.

Tefsir:

Hz. İbrahim (a.s.), kendisine misafir olarak gelen ve aslında melek olan elçilere, Lut kavminin yaşadığı şehri helak etmek üzere gönderildiklerini anlayınca, içinde bulunan müminler için endişelendi. O, şefkat ve merhamet dolu bir peygamberdi; kavminin helakini isterken bile oradaki masumları düşünüyordu. Bu yüzden meleklere: "Bu şehirde Lut var!" dedi. Yani: "Orada Allah'ın salih bir kulu, bir peygamberi yaşıyor; onu ve ona iman edenleri koruyun, onlara zarar vermeyin." dedi.

Melekler ise ona şöyle cevap verdiler: "Biz, orada kimlerin bulunduğunu senden daha iyi biliriz." Bu ifade, Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığını ve O'nun kullarına asla zulmetmeyeceğini vurgular. Melekler, Hz. İbrahim'in endişesini gidererek şöyle devam ettiler: "Biz, Lut'u ve ailesini mutlaka kurtaracağız. Ancak karısı hariç! Çünkü o, helak edilecekler arasında kalacak, geride kalıp azaba uğrayacaktır." Lut'un karısı, kavminin kötülüğüne ortak olmuş, peygamber eşi olmasına rağmen iman etmemiş ve kavmiyle birlikte helak edilmiştir.

Bu ayet bize çok önemli dersler verir: Allah'ın adaleti kusursuzdur; hiçbir masum, suçlu yüzünden cezalandırılmaz. Aynı zamanda iman, kişinin kendi tercihiyle kazanılır; yakınlık, soy veya makam kimseyi kurtarmaz. Herkes ameline göre karşılık görecektir. Buradan alacağımız büyük ders şudur: Biz de tıpkı Hz. İbrahim gibi, zulüm ve günahın yaygın olduğu bir ortamda yaşasak bile, Allah'a sığınmalı, salihlerle birlikte olmaya çalışmalı ve Allah'ın rahmetinden asla ümit kesmemeliyiz. Çünkü Allah, kendisine yönelen kullarını her zaman kurtarır ve onları asla yalnız bırakmaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 30-34 — Ankebût

30قَالَ رَبِّ انصُرْنِي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدِينَ
Lut: "Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et" dedi.
31وَلَمَّا جَاءَتْ رُسُلُنَا إِبْرَاهِيمَ بِالْبُشْرَىٰ قَالُوا إِنَّا مُهْلِكُو أَهْلِ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ ۖ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا ظَالِمِينَ
Elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldiklerinde: "Biz şu kent halkını yok edeceğiz, çünkü oranın halkı zalim kimselerdir" dediler.
32قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًا ۚ قَالُوا نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَن فِيهَا ۖ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَأَهْلَهُ إِلَّا امْرَأَتَهُ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ
İbrahim: "Ama Lut oradadır" dedi, elçiler: "Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız" dediler.
33وَلَمَّا أَن جَاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ ۖ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا امْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ
Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, "Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz" dediler.
34إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰ أَهْلِ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, "Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz" dediler.
AnkebûtKuran Fihrist
69Ayet
MekkiRevelation
32Ayet

Meal — Ankebût 32

Sure Ankebût Ayet 32 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : İbrahim: "Ama Lut oradadır" dedi, elçiler: "Biz orada olanları daha…

Sure Ayet 32/69 — Ankebût العنكبوت (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Ankebût Dinle, Ankebût Meal, Ankebût mp3, Ankebût pdf. Ayet 30–34. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler