Am naj`alul lazeena aamanoo wa `amilus saalihaati kalmufisdeena fil ardi am naj`alul muttaqeena kalfujjaar
📖 Meal (Türkçe Anlam)
📖 Türkçe Anlam
Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?
🌐 Additional reference in Azərbaycan
🌐 Azərbaycan
Biz heç iman gətirib yaxşı işlər görənləri yer üzündə fitnə-fəsad törədənlərə tay tutarıqmı? Ya da Allahdan qorxanları günahkarlara tay tutarıqmı?
Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?
Müttakîn: Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınanlar.
Füccâr: Günaha dalanlar, kâfirler ve kötülük yapanlar.
Tefsir:
Bu âyet, Allah'ın adalet ve hikmetini vurgulayan çok önemli bir soru ile karşımıza çıkar. Yüce Allah, iman edip salih ameller işleyenleri, yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlarla bir tutar mı hiç? Ya da Allah'tan korkup sakınanları, günaha batmış kâfirlerle eşit kılar mı? Elbette hayır! Bu soru, akıllara durgunluk veren bir adaletsizliği reddetmek için sorulmuştur. Allah'ın hikmeti ve adaleti, böyle bir eşitliği asla kabul etmez. Çünkü O, kullarına zulmetmez ve onların amellerini karşılıksız bırakmaz.
Allah Teâlâ, iman edip iyi işler yapanları mükâfatlandıracağını, yeryüzünde fesat çıkaranları ise cezalandıracağını haber verir. Müttakîler, yani Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından sakınanlar, Cennet ile ödüllendirilecek; füccâr denilen günahkârlar ve kâfirler ise Cehennem ile cezalandırılacaktır. Bu, Allah'ın koyduğu ilâhî bir kanundur ve asla değişmez.
Âyetten Çıkarılan Faydalar:
Bu âyet, Allah'ın adaletinin mükemmelliğini gösterir; O, iyi ile kötüyü asla bir tutmaz.
Müminlere büyük bir müjde vardır: Yaptıkları hiçbir iyilik boşa gitmeyecek, mutlaka karşılığını göreceklerdir.
İnsanlarda sorumluluk bilinci uyandırır; kimse "nasıl olsa herkes aynı" diyerek kötülüğe meyledemez.
Bu âyet, İslam'ın adalet anlayışının ne kadar sağlam olduğunu gösterir ve insanları iyiliğe, takvâya teşvik eder.
Kâfirlerin ve günahkârların sonunun kötü olacağını bilmek, müminlerin kalbini ferahlatır ve onları sabra yönlendirir.
Ey Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, hevese uyma yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara, onlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin azap vardır.
Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline!
Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?
Kuran Suresi sitesi, sevgili kitabı ve arındırılmış Sünnet'i hizmet etmek, Kuran ve Sünnet müfredatında şeriat bilimlerini kolaylaştırmak, bilginin öğrencilerine önem vermek ve şeriat bilimlerini kolaylaştırmak amacıyla mütevazı bir girişim olarak kurulmuştur ve bize desteğinizden memnunuz ve Yüce Allah'tan bizi şerefli bir şekilde kabul etmesini ve amellerimizi kabul etmesini diliyoruz. .