Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Şürekâ: Ortaklar, paydaşlar.
- Müteşâkisûn: Geçimsiz, anlaşmazlık içinde olan, birbiriyle çekişen kimseler.
- Selemen: Tamamen birine ait olan, başkasının payı bulunmayan, hâlis (saf) olan.
- Darb-ı mesel: Örnek vermek, benzetme yapmak.
Tefsir:
Allah Teâlâ, bu âyet-i kerîmede müşrik ile müminin durumunu ne güzel bir örnekle açıklamaktadır. Bir tarafta, birçok geçimsiz ve huysuz ortağın ortak olduğu bir köle vardır. Bu köle, efendilerinin her birini memnun etmeye çalışır; fakat birini razı etse diğerini kızdırır. Bu yüzden o, sürekli bir huzursuzluk, kararsızlık ve şaşkınlık içindedir. Diğer tarafta ise yalnızca tek bir efendiye ait olan, başka hiçbir ortağı bulunmayan bir köle vardır. Bu köle, efendisinin ne istediğini bilir, onun rızasını kazanmak için ne yapması gerektiğini anlar ve bu sebeple gönlü rahat, hâli huzurludur.
Allah, bu iki kölenin hiçbir şekilde birbirine denk olmayacağını, aynı şekilde şirk koşan kişi ile yalnızca Allah’a kulluk eden müminin de asla eşit olamayacağını beyan etmektedir. Müşrik, tıpkı o çekişmeli ortakların kölesi gibi, putlar, heykeller ve çeşitli ilahlar arasında bölünmüş, hangisine nasıl ibadet edeceğini şaşırmış bir hâldedir. Mümin ise tek olan Allah’a yönelmiş, O’nun emir ve yasaklarını bilerek yaşayan, kalbi iman ile mutmain olmuş bir kul konumundadır. Bu iki durum asla birbirine benzemez.
Bu açık hakikatten sonra Allah, “Elhamdülillah” buyurarak, kendisine hamd edilmesini emretmektedir. Çünkü O, kullarına bu kadar açık ve ikna edici deliller göndermiş, doğru yolu apaçık göstermiştir. Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmemekte, bu yüzden de Allah’a ortak koşmaya devam etmektedirler. Onların bu cehaleti, kendilerine sunulan apaçık delilleri görmemelerinden kaynaklanmaktadır.
Faydalar ve Hikmetler:
- Bu âyet, tevhid inancının insan kalbine verdiği huzur ve güveni, şirkin ise insanı düşürdüğü kararsızlık ve bunalımı ne güzel tasvir etmektedir. İnsan fıtratı, tek bir ilaha yönelmekle huzur bulur; birden fazla ilaha yönelmek ise onu sürekli bir çelişki ve şaşkınlığa sürükler.
- Allah’ın varlığı ve birliği, akıl ve vicdan sahibi her insanın kabul edebileceği apaçık bir gerçektir. Bu örnek, insanın kendi hayatından alınmış sade bir benzetmeyle bu gerçeği gözler önüne sermektedir.
- Mümin, hayatında tek bir merciye hesap vereceğini bilir; bu da ona büyük bir sorumluluk bilinci ve aynı zamanda derin bir güven duygusu kazandırır. O, ne yaparsa Allah için yapar ve O’nun rızasını kazanmaya çalışır.
- Şirk, insanı hem dünyada hem ahirette hüsrana uğratan en büyük zulümdür. Bu âyet, mümini bu büyük tehlikeden sakındırmakta ve onu yalnızca Allah’a kulluk etmeye teşvik etmektedir.
- Hamd, yalnızca Allah’a mahsustur. Çünkü hidayet ve doğru yolu gösterme nimeti O’na aittir. Bu sebeple mümin, her hâlükârda Allah’a hamd eder ve O’na şükreder.
📜 Ayet 27-31 — Zümer
Meal — Zümer 29
Sure Zümer Ayet 29 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı…Sure Ayet 29/75 — Zümer الزمر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Zümer Dinle, Zümer Meal, Zümer mp3, Zümer pdf. Ayet 27–31. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










