Şûrâ · 19/53
Meal Okunuş — Şûrâ
اللَّهُ لَطِيفٌ بِعِبَادِهِ يَرْزُقُ مَن يَشَاءُ ۖ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ ۝١٩
Allahu lateefum bi`ibaadihee yarzuqu mai yashaaa`u wa Huwal Qawiyyul `Azeez
📖 Türkçe Anlam
Allah, kullarına lütufta bulunandır. Dilediğini rızıklandırır. Kuvvetli olan da güçlü olan da O'dur.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • لَطِيفٌ (Latîf): Kullarına karşı çok lütufkâr, iyilik sahibi, onların ihtiyaçlarını en ince şekilde bilip karşılayan.
  • يَرْزُقُ (Yerzuku): Rızık verir, nimetlendirir.
  • الْقَوِيُّ (El-Kaviyy): Her şeye gücü yeten, kudreti tam olan.
  • الْعَزِيزُ (El-Azîz): Üstün ve galip olan, hiçbir şeyin kendisini âciz bırakamadığı, izzet sahibi.

Tefsir:

Allah Teâlâ, kullarına karşı sonsuz bir lütuf ve şefkat sahibidir. O, kullarının hâlini en iyi bilendir; onların faydasına olanı en güzel şekilde takdir eder. Rızkı dilediğine genişletir, dilediğine daraltır. Ancak bu, O'nun kullarına olan lütfunun bir gereğidir. Bazen genişlik, bazen darlık; her biri kulların imtihanı ve maslahatı içindir. Allah, kime neyi layık görüyorsa onu verir; çünkü O, her şeyi hikmetle yapar. O, kullarına karşı merhametlidir; onları sıkıntıya sokmak istemez, aksine onları doğru yola iletmek ve ebedî kurtuluşa erdirmek ister.

Allah, el-Kaviyy'dir; yani her şeye gücü yetendir. Hiçbir güç O'nun kudretinin önüne geçemez. O, el-Azîz'dir; yani üstün ve galip olandır. Dilediğini yapar, hükmüne kimse karşı çıkamaz. O'nun kudreti karşısında bütün mahlûkat âcizdir. Bu sebeple kullar, rızıklarını O'ndan istemeli, O'na güvenmeli ve O'nun takdirine razı olmalıdır. Çünkü rızkı veren de, rızkı daraltan da yalnızca O'dur.

Ey iman eden kullar! Allah'ın lütfu geniştir, rahmeti sonsuzdur. Siz O'na yönelin, O'ndan isteyin. Bilin ki O, sizi işitir ve size en güzel şekilde karşılık verir. Rızkınızın daralması sizi endişelendirmesin; çünkü Allah, dilediğine hesapsız rızık verir. Siz yeter ki O'na güvenin, O'nun yolundan ayrılmayın. Allah, kullarına karşı lütufkârdır; sizi asla yalnız bırakmaz. O'nun kudreti her şeye yeter, O'nun izzeti her şeyin üstündedir. O'na tevekkül edenleri O, asla zayi etmez.

🎧 Dinle

📜 Ayet 17-21 — Şûrâ

17اللَّهُ الَّذِي أَنزَلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ وَالْمِيزَانَ ۗ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَرِيبٌ
Gerçekten Kitap'ı ve ölçüyü indiren Allah'tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır.
18يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا ۖ وَالَّذِينَ آمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا الْحَقُّ ۗ أَلَا إِنَّ الَّذِينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَفِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ
O'na inanmayanlar, acele olmasını beklerler; inananlar ise korku ile titrerler ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
19اللَّهُ لَطِيفٌ بِعِبَادِهِ يَرْزُقُ مَن يَشَاءُ ۖ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ
Allah, kullarına lütufta bulunandır. Dilediğini rızıklandırır. Kuvvetli olan da güçlü olan da O'dur.
20مَن كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ الْآخِرَةِ نَزِدْ لَهُ فِي حَرْثِهِ ۖ وَمَن كَانَ يُرِيدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِهِ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْآخِرَةِ مِن نَّصِيبٍ
Ahiret kazancını isteyenin kazancını artırırız; dünya kazancını isteyene de ondan veririz; ama ahirette bir payı bulunmaz.
21أَمْ لَهُمْ شُرَكَاءُ شَرَعُوا لَهُم مِّنَ الدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَن بِهِ اللَّهُ ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةُ الْفَصْلِ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْ ۗ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Yoksa, Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi onlara meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer kesin yargı bulunmayacak olsaydı aralarında hemen hükmedilirdi. Doğrusu, zalimlere can yakıcı azap vardır.
ŞûrâKuran Fihrist
53Ayet
MekkiRevelation
19Ayet

Meal — Şûrâ 19

Sure Şûrâ Ayet 19 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Allah, kullarına lütufta bulunandır. Dilediğini rızıklandırır. Kuvvetli olan da güçlü…

Sure Ayet 19/53 — Şûrâ الشورى (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Şûrâ Dinle, Şûrâ Meal, Şûrâ mp3, Şûrâ pdf. Ayet 17–21. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler