Meal — Tafsir
Kelime Anlamları:
- Necceynâ (نَجَّيْنَا): Kurtardık, azaptan kurtuluşa erdirdik.
- Benî İsrâîl (بَنِي إِسْرَائِيلَ): İsrailoğulları, Hz. Yakub'un (a.s.) soyundan gelenler.
- El-Azâb (الْعَذَابِ): Eziyet, işkence, acı veren ceza.
- El-Mühîn (الْمُهِينِ): Zillete düşüren, hor ve hakir kılan, insanın onurunu ayaklar altına alan.
Tefsir:
Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, İsrailoğulları'na olan büyük bir lütfunu ve ihsanını bizlere haber vermektedir. Allah Teâlâ, İsrailoğulları'nı Firavun'un zulmünden ve onun aşağılayıcı işkencelerinden kurtardığını buyurmaktadır. Peki, bu "mühîn azap" neydi? Firavun ve kavmi, İsrailoğulları'na karşı akıl almaz bir zulüm ve aşağılama politikası uyguluyorlardı. Doğan erkek çocuklarını katlediyorlar, kadınları ise sağ bırakıp onları hizmetçi ve cariye olarak kullanıyorlardı. Böylece hem nesillerini yok etmeye çalışıyorlar hem de onları en ağır işlerde çalıştırarak onurlarını kırıyorlardı. Bu, insanı insan olmaktan çıkaran, onurunu ve izzetini hiçe sayan bir aşağılama ve işkenceydi.
İşte Yüce Allah, kudretiyle bu mazlum kullarına yardım etti ve onları bu horlayıcı esaretten, bu onur kırıcı azaptan kurtardı. Bu kurtuluş, sadece fiziksel bir özgürlük değil; aynı zamanda onların izzetlerinin ve insanlık onurlarının iadesiydi. Bu olay, Allah'ın zalimlere karşı mazlumların yanında olduğunun, sabreden kullarını asla yalnız bırakmayacağının en büyük delillerinden biridir.
Bu kıssadan bizler için de çok büyük dersler vardır. Şunu asla unutmayalım ki, bu dünya hayatı bir imtihan yeridir. Zulüm, haksızlık ve aşağılanma ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın yardımı her zaman yakındır. Mümin, başına gelen her türlü sıkıntı ve musibette Allah'a sığınmalı, sabretmeli ve O'nun vaadine güvenmelidir. Tıpkı İsrailoğulları'nın kurtuluşu gibi, Allah Teâlâ, kendisine ihlasla yönelen, sabreden ve tevekkül eden kullarını her türlü zilletten ve azaptan kurtaracağını vaat etmektedir. Rabbimiz, kullarına asla zulmetmez; ancak kulların birbirine zulmetmesi, Allah'ın adaletinin ve rahmetinin devreye girmesiyle son bulur. Bu sebeple her Müslüman, zalimin zulmüne boyun eğmemeli, hakkını helalinden aramalı ve Allah'ın adaletine olan inancını asla kaybetmemelidir. Unutmayalım ki, asıl izzet ve şeref, Allah'a itaat etmekte ve O'nun rızasını kazanmaktadır.
📜 Ayet 28-32 — Duhân
Meal — Duhân 30
Sure Duhân Ayet 30 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı…Sure Ayet 30/59 — Duhân الدخان (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Duhân Dinle, Duhân Meal, Duhân mp3, Duhân pdf. Ayet 28–32. Türkçe Anlam: Azərbaycan.
Bizim için dua et, teşekkürler










