Mâide · 66/120
Meal Okunuş — Mâide
وَلَوْ أَنَّهُمْ أَقَامُوا التَّوْرَاةَ وَالْإِنجِيلَ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْهِم مِّن رَّبِّهِمْ لَأَكَلُوا مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِم ۚ مِّنْهُمْ أُمَّةٌ مُّقْتَصِدَةٌ ۖ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ سَاءَ مَا يَعْمَلُونَ ۝٦٦
Wa law annahum aqaamut Tawraata wal Injeela wa maaa unzila ilaihim mir Rabbihim la akaloo min fawqihim wa min tahti arjulihim; minhum ummatum muqta sidatunw wa kaseerum minhum saaa`a maa ya`maloon
📖 Türkçe Anlam
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran'ı gereğince uygulasalardı, her yönden nimete ermiş olurlardı. İçlerinde orta yolu tutan bir zümre vardı, çoğunun işledikleri ise kötü idi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Eğer onlar Tevrat'ı ve İncil'i ikame etselerdi: Onlardaki hükümleri uygulasalardı, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınsalardı.
  • Rablerinden kendilerine indirileni: Kur'an-ı Kerim'i ve diğer ilahi kitapları.
  • Üstlerinden ve ayaklarının altından yerlerdi: Gökten yağmur, yerden bitkiler olmak üzere her yönden bol rızık elde ederlerdi.
  • Mukteside bir ümmet: Doğru yolda olan, adil ve itidalli davranan bir topluluk.

Tefsir:

Rahmeti bol olan Allah, bu ayette Ehl-i Kitab'a (Yahudi ve Hristiyanlara) önemli bir hakikati hatırlatmaktadır. Eğer onlar, kendilerine indirilen Tevrat'ı ve İncil'i gerçek anlamda uygulasalardı; yani içindeki Allah'ın emirlerine samimiyetle bağlanıp, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'e ve ona indirilen Kur'an-ı Kerim'e iman etselerdi, Allah onlara rızık kapılarını ardına kadar açardı. Gökten bereketli yağmurlar yağar, yerden bereketli bitkiler çıkar, her yönden bolluk ve refaha kavuşurlardı. Bu, onların dünya hayatındaki mükâfatı olurdu.

Burada önemli bir ders vardır: İlahi kitaplara iman etmek sadece onları okumakla olmaz; asıl olan, içindeki hükümleri hayata geçirmektir. Kim Allah'ın kitabına samimiyetle sarılırsa, Allah da onun rızkını genişletir ve hayatını bereketlendirir. Bu sadece Ehl-i Kitab'a değil, Kur'an'a iman eden biz Müslümanlara da bir müjdedir. Kur'an'a ne kadar sıkı sarılırsak, hayatımızda o kadar bereket ve huzur buluruz.

Ayetin devamında ise Ehl-i Kitab'ın hepsinin aynı olmadığı belirtilir. İçlerinden "mukteside" yani itidalli, doğru yolda olan, hakka teslim olan bir topluluk vardır. Bunlar, Peygamber Efendimiz'i tasdik eden ve ona iman eden Abdullah b. Selam (r.a.) ve arkadaşları gibi samimi kimselerdir. Ancak onların çoğunluğu, küfür ve isyan üzere oldukları için yaptıkları işler ne kadar kötüdür! Onlar, kendilerine verilen nimetlere şükretmemiş, kitaplarını tahrif etmiş ve peygamberlere karşı gelmişlerdir.

Sevgili kardeşim, bu ayet bize gösteriyor ki Allah'ın rahmeti çok geniştir. Kim O'na yönelir, kitabına sarılırsa, Allah onu hem dünyada hem ahirette mükâfatlandırır. Bizler de Kur'an-ı Kerim'e sarılalım, onu okuyalım, anlayalım ve hayatımıza uygulayalım. Unutmayalım ki Kur'an, hem dünyamızın hem ahiretimizin bereketidir. Allah'ın vaadi haktır; O, kendisine yönelen kullarını asla yüzüstü bırakmaz.

🎧 Dinle

📜 Ayet 64-68 — Mâide

64وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللَّهِ مَغْلُولَةٌ ۚ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُوا ۘ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَاءُ ۚ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا ۚ وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ ۚ كُلَّمَا أَوْقَدُوا نَارًا لِّلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا اللَّهُ ۚ وَيَسْعَوْنَ فِي الْأَرْضِ فَسَادًا ۚ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِدِينَ
Yahudiler, "Allah'ın eli sıkıdır" dediler; dediklerinden ötürü elleri bağlandı, lanetlendiler. Hayır, O'nun iki eli de açıktır, nasıl dilerse sarfeder. And olsun ki, sana Rabbinden indirilen sözler onların çoğunun azgınlığını ve inkarını artıracaktır. Onların arasına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Savaş ateşini ne zaman körükleseler Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Allah bozguncuları sevmez.
65وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ الْكِتَابِ آمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلَأَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ
Şayet kitap ehli inanıp karşı gelmekten sakınsalardı, kötülüklerini örterdik ve onları nimet cennetlerine koyardık.
66وَلَوْ أَنَّهُمْ أَقَامُوا التَّوْرَاةَ وَالْإِنجِيلَ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْهِم مِّن رَّبِّهِمْ لَأَكَلُوا مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِم ۚ مِّنْهُمْ أُمَّةٌ مُّقْتَصِدَةٌ ۖ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ سَاءَ مَا يَعْمَلُونَ
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran'ı gereğince uygulasalardı, her yönden nimete ermiş olurlardı. İçlerinde orta yolu tutan bir zümre vardı, çoğunun işledikleri ise kötü idi.
67۞ يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ۖ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ ۚ وَاللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ ۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah kafirlere yol göstermez.
68قُلْ يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَيْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا التَّوْرَاةَ وَالْإِنجِيلَ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ ۗ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَانًا وَكُفْرًا ۖ فَلَا تَأْسَ عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
"Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni gereğince uygulamadıkça bir temeliniz olmaz" de. And olsun ki Rabbinden sana indirilen, Kuran, onlardan çoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Öyleyse kafirler için tasalanma.
MâideKuran Fihrist
120Ayet
MedeniRevelation
66Ayet

Meal — Mâide 66

Sure Mâide Ayet 66 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran'ı gereğince…

Sure Ayet 66/120 — Mâide المائدة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Mâide Dinle, Mâide Meal, Mâide mp3, Mâide pdf. Ayet 64–68. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler