Zâriyât · 45/60
Meal Okunuş — Zâriyât
فَمَا اسْتَطَاعُوا مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنتَصِرِينَ ۝٤٥
Famas tataa`oo min qiyaaminw wa maa kaanoo muntasireen
📖 Türkçe Anlam
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Kıyâm (قيام): Ayağa kalkma, doğrulma, kurtulmak için harekete geçme.
  • Müntasirîn (منتصرين): Kendini savunanlar, intikam alanlar, galip gelenler.

Tefsir:

Bu âyet, geçmiş kavimlerin (Âd, Semûd ve Firavun kavmi gibi) azap geldiğinde içinde bulundukları aciz durumu tasvir etmektedir. Onlar, kendilerine inen azabı defetmek için ne ayağa kalkmaya ne de kaçmaya güç yetirebildiler. Azabın şiddeti onları öyle bir sarmıştı ki, ne bir direniş gösterebildiler ne de kendilerini koruyacak bir güç bulabildiler. "Kıyâm"dan maksat, azaptan kurtulmak için bir çıkış yolu aramak veya düşmana karşı savunmaya geçmektir. Ancak onlar, Allah'ın azabı karşısında tamamen çaresiz kaldılar; ne kendilerini savunabildiler ne de başkalarından yardım alabildiler. Bu, onların güçlerinin ve kuvvetlerinin ne kadar boş ve geçici olduğunu gösterir. Allah'ın kudreti karşısında hiçbir varlık duramaz.

Faydalar ve Dersler:

  1. Allah'ın azabı geldiğinde hiçbir güç, hiçbir kuvvet onu engelleyemez. İnsan ne kadar güçlü olursa olsun, Allah'ın kahrı karşısında acizdir.
  2. Bu âyet, insanlara kibirlenmemeyi ve güçlerine güvenmemeyi öğretir. Gerçek güç ve kudret yalnızca Allah'a aittir.
  3. Mümin, bu âyetten ders alarak Allah'a itaat etmeli ve O'nun emirlerinden asla sapmamalıdır. Çünkü isyan edenlerin sonu, bu kavimler gibi hüsran olacaktır.
  4. Bu âyet, Allah'ın adaletinin tecelli edeceğini ve zalimlerin mutlaka cezalandırılacağını hatırlatır. Bu da müminlere sabır ve sebat verir.
  5. İnsan, azabın gelmesinden önce tövbe etmeli ve Allah'a sığınmalıdır. Çünkü azap geldiğinde pişmanlık fayda vermez.
🎧 Dinle

📜 Ayet 43-47 — Zâriyât

43وَفِي ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتَّىٰ حِينٍ
Semud milletinin başına gelende de ibret vardır: Onlara, "Bir süreye kadar zevklenin" denmişti.
44فَعَتَوْا عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ
Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine kendilerini gözleri göre göre yıldırım çarptı.
45فَمَا اسْتَطَاعُوا مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا مُنتَصِرِينَ
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.
46وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ
Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir milletti.
47وَالسَّمَاءَ بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ
Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
ZâriyâtKuran Fihrist
60Ayet
MekkiRevelation
45Ayet

Meal — Zâriyât 45

Sure Zâriyât Ayet 45 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.

Sure Ayet 45/60 — Zâriyât الذاريات (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Zâriyât Dinle, Zâriyât Meal, Zâriyât mp3, Zâriyât pdf. Ayet 43–47. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler