Kamer · 38/55
Meal Okunuş — Kamer
وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ ۝٣٨
Wa laqad sabbahahum bukratan `azaabum mustaqirr
📖 Türkçe Anlam
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Sabbehahum (صَبَّحَهُم): Onlara sabah vakti ulaştı, sabahleyin başlarına geldi.
  • Bükraten (بُكْرَةً): Sabahın erken vakti, gün doğumuyla birlikte.
  • Azâbün müstekarr (عَذَابٌ مُّسْتَقِرّ): Sürekli, kalıcı, onları terk etmeyen ve sonlarına kadar peşlerini bırakmayan azap.

Tefsir:

Yüce Allah, kavmini azgınlık ve inatlarından dolayı uyaran Hz. Lût’un (a.s.) kavmine gönderdiği azabı haber veriyor. Bu azap, onların gaflet içinde oldukları bir anda, sabahın erken saatlerinde ansızın geliverdi. Bu, Allah’ın kudretinin bir tecellisidir; O, dilediği kullarına dilediği anda azabını indirir. Bu azap, "müstekarr" yani sürekli ve kalıcı bir azaptı; onları yalnızca dünyada yakalamakla kalmadı, ahiret azabıyla da birleşerek onlar için ebedî bir felakete dönüştü. Onların üzerlerine taş yağdırıldı, beldeleri altüst edildi, yukarıları aşağıya getirildi. Bu, onların küfür ve yalanlamalarının bir sonucuydu. Onlara "Tadın azabımı ve uyarılarımı!" denildi. Bu, Allah’ın elçilerini yalanlayan her toplum için bir ibrettir. Azap, onların dünyada iken alay ettikleri şeydi; nihayet onları kuşattı. Bu olay, Allah’ın vaadinin gerçekleşeceğini ve O’nun azabının asla boşa gitmeyeceğini gösterir. Ey Müslüman! Bu kıssadan hisse al; Allah’ın emrine uymayanların sonu hüsrandır. Rabbimizin rahmeti ise, O’na yönelen ve elçilerine iman edenler içindir. Sen de bu azabı düşünerek Allah’a sığın, O’nun emirlerine sarıl ve yasaklarından kaçın. Çünkü Allah, kullarına karşı merhametlidir; tövbe edenleri bağışlar, O’na yönelenleri sever. Bu dünya hayatı geçicidir; asıl olan ahiret yurdudur. Orada müminler için ebedî nimetler, kâfirler için ise kalıcı azap vardır. Allah’ın azabından sakının ve O’nun rahmetine koşun.

🎧 Dinle

📜 Ayet 36-40 — Kamer

36وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ
Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.
37وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِ فَطَمَسْنَا أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ
And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
38وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
39فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ
"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
40وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
KamerKuran Fihrist
55Ayet
MekkiRevelation
38Ayet

Meal — Kamer 38

Sure Kamer Ayet 38 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına…

Sure Ayet 38/55 — Kamer القمر (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Kamer Dinle, Kamer Meal, Kamer mp3, Kamer pdf. Ayet 36–40. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler