Tevbe · 93/129
Meal Okunuş — Tevbe
۞ إِنَّمَا السَّبِيلُ عَلَى الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ وَهُمْ أَغْنِيَاءُ ۚ رَضُوا بِأَن يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطَبَعَ اللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٩٣
Innamas sabeelu `alal lazeena yastaazinoonaka wa hum aghniyaaa`; radoo biany-yakoonoo ma`al khawaalifi wa taba`al laahu `alaa quloobihim fahum laa ya`lamoon
📖 Türkçe Anlam
Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan kadınlarla bulunmaya razı olanlara ve Allah kalblerini mühürlemiş olduğu için bilmeyenleredir.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • es-Sebîl: Kınama, azarlama ve sorumluluk yolu.
  • el-Havâlif: Geride kalanlar; kadınlar, çocuklar ve özür sahibi olanlar.
  • Tabea: Mühürledi, damgaladı; kalbin hayra ve imana kapalı olması.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, cihad ve savaştan geri kalma izni isteyenlerin kimler olduğunu ve onların durumunu açıkça beyan etmektedir. Önceki âyetlerde özür sahibi olanların (hasta, yaşlı, güçsüz ve imkânı olmayanların) kınanmayacağı bildirilmişti. İşte bu âyet, kınama ve sorumluluğun asıl kime ait olduğunu netleştiriyor: Kınama ve azarlama yolu, ancak ve ancak sana gelip izin isteyen ve gerçekte zengin olan kimselere açıktır. Onlar, savaşa gitmeye güçleri yeten, bineği ve teçhizatı olan kimselerdir. Fakat tembellikleri, rahata düşkünlükleri ve dünya sevgileri sebebiyle savaştan geri kalmak için senden izin istemişlerdir.

Bu kimseler, kendileri için en aşağılık durumu seçmişlerdir: Kadınlarla, çocuklarla ve özür sahipleriyle birlikte evlerde kalmaya razı olmuşlardır. Oysa onlar, sağlıklı ve imkân sahibi kimselerdi. Bu tutumları, kalplerindeki nifakın ve iman zayıflığının bir göstergesidir. Allah Teâlâ, onların kalplerini mühürlemiştir; artık bu kalpler imana, öğüde ve hayra kapalıdır. Bu mühür sebebiyle onlar, kendi aleyhlerine olanı ve lehlerine olanı ayırt edemezler; dünyada da ahirette de kendilerini bekleyen kötü akıbeti fark edemezler.

İbret ve Mesaj:

Bu âyet, müminlere çok önemli bir ders vermektedir: İman, sadece dille söylenen bir söz değil; kalbin tasdiki ve bedenin amelidir. Allah yolunda cihad etmek, malı ve canı feda etmek, müminin şerefidir. Tembellik ve rahata düşkünlük, kişiyi Allah'ın rızasından uzaklaştırır ve kalbin katılaşmasına, hatta mühürlenmesine sebep olabilir. Mümin, gücü yettiği halde Allah yolunda hizmetten kaçınmamalıdır. Unutmayalım ki, Allah katında en değerli amel, O'nun rızası için yapılan fedakârlıktır. Bu dünyada rahatı seçenler, ahirette pişmanlık duyacaklardır. Allah'ın rızasını kazanmak için gayret edelim, tembellikten ve dünya rahatına düşkünlükten sakınalım. Çünkü gerçek kurtuluş, Allah'a ve Resûlü'ne itaatte ve O'nun yolunda fedakârlık yapmaktadır.

🎧 Dinle

📜 Ayet 91-95 — Tevbe

91لَّيْسَ عَلَى الضُّعَفَاءِ وَلَا عَلَى الْمَرْضَىٰ وَلَا عَلَى الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنفِقُونَ حَرَجٌ إِذَا نَصَحُوا لِلَّهِ وَرَسُولِهِ ۚ مَا عَلَى الْمُحْسِنِينَ مِن سَبِيلٍ ۚ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Güçsüzlere, hastalara ve sarfedecek bir şeyi bulunmayanlara, Allah ve Peygamberine bağlı kaldıkları müddetçe sorumluluk yoktur. İyi davrananlara sorumluluk olmaz. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
92وَلَا عَلَى الَّذِينَ إِذَا مَا أَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَا أَجِدُ مَا أَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِ تَوَلَّوا وَّأَعْيُنُهُمْ تَفِيضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَنًا أَلَّا يَجِدُوا مَا يُنفِقُونَ
Binek vermen için sana geldiklerinde, "Size binek bulamıyorum" dediğin zaman, sarfedecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur.
93۞ إِنَّمَا السَّبِيلُ عَلَى الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ وَهُمْ أَغْنِيَاءُ ۚ رَضُوا بِأَن يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطَبَعَ اللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan kadınlarla bulunmaya razı olanlara ve Allah kalblerini mühürlemiş olduğu için bilmeyenleredir.
94يَعْتَذِرُونَ إِلَيْكُمْ إِذَا رَجَعْتُمْ إِلَيْهِمْ ۚ قُل لَّا تَعْتَذِرُوا لَن نُّؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّأَنَا اللَّهُ مِنْ أَخْبَارِكُمْ ۚ وَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Savaştan döndüğünüzde size özür beyan ederler. Onlara de ki: "özür beyan etmeyin, size inanmayacağız, Allah haberlerinizi bize bildirmiştir. Allah da, Peygamberi de işleyeceklerinizi görecektir. Sonunda, görülmeyeni ve görüneni bilen Allah'a geri çevrileceksiniz. O, işlediklerinizi size haber verecektir."
95سَيَحْلِفُونَ بِاللَّهِ لَكُمْ إِذَا انقَلَبْتُمْ إِلَيْهِمْ لِتُعْرِضُوا عَنْهُمْ ۖ فَأَعْرِضُوا عَنْهُمْ ۖ إِنَّهُمْ رِجْسٌ ۖ وَمَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Döndüğünüzde kendilerine çıkışmamanız için, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin; çünkü pistirler. Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer cehennemdir.
TevbeKuran Fihrist
129Ayet
MedeniRevelation
93Ayet

Meal — Tevbe 93

Sure Tevbe Ayet 93 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan…

Sure Ayet 93/129 — Tevbe التوبة (Medeni). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tevbe Dinle, Tevbe Meal, Tevbe mp3, Tevbe pdf. Ayet 91–95. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler