İsrâ · 36/111
Meal Okunuş — İsrâ
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ ۚ إِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ أُولَٰئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْئُولًا ۝٣٦
Wa laa taqfu maa laisa laka bihee `ilm; innas sam`a walbasara walfu`aada kullu ulaaa`ika kaana `anhu mas`oolaa
📖 Türkçe Anlam
Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • تَقْفُ: İzini takip etmek, ardına düşmek, bilmeden bir şeyin peşine düşmek.
  • الْفُؤَادُ: Kalp, gönül; idrak ve anlayış merkezi.
  • مَسْئُولًا: Sorumlu tutulacak, hesaba çekilecek.

Tefsir:

Ey insan! Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın bir sözü söyleme, bir haberi nakletme, bir işe kalkışma. Duyduğunu duymadığın halde "duydum" deme, görmediğin halde "gördüm" deme, bilmediğin halde "biliyorum" diyerek zan ve tahminlerin peşine düşme. Çünkü Allah Teâlâ, insana kulak, göz ve kalp vermiştir; bunların her biri, sahibinin onları nerede ve nasıl kullandığından sorumlu olacaktır.

Kıyamet günü insan, bu azalarıyla yaptıklarından tek tek hesaba çekilecektir: Kulağıyla ne dinledi, gözüyle neye baktı, kalbiyle neye inandı ve neye niyet etti? Eğer bunları hayır yolunda kullandıysa sevap kazanacak, şer yolunda kullandıysa cezaya çarptırılacaktır. Hatta bazı âlimler, azaların sahibi aleyhine şahitlik edeceğini, yani kulak, göz ve kalbin, kişinin işlediklerine tanıklık edeceğini belirtmişlerdir.

Bu ayet, Müslüman'ın hayatında doğruluğu ve sağlam bilgiyi esas alması gerektiğini öğretir. İftiradan, dedikodudan, asılsız haberlerden ve zanna dayalı hükümlerden uzak durmak, müminin ahlâkındandır. Unutma ki her uzvun bir hakkı vardır ve sen onları Allah'ın rızasına uygun kullanmakla yükümlüsün. Bu bilinçle yaşayan kişi, hem dünyada huzurlu olur hem de ahirette kurtuluşa erer. Allah'ın bu emri, seni hem dünyada pişmanlıktan hem de ahirette azaptan koruyacak bir rahmettir. Öyleyse diline, gözüne, kulağına ve kalbine sahip çık; ancak doğruyu söyle, ancak hakka bak, ancak hayrı dinle ve ancak gerçeğe inan.

🎧 Dinle

📜 Ayet 34-38 — İsrâ

34وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلَّا بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتَّىٰ يَبْلُغَ أَشُدَّهُ ۚ وَأَوْفُوا بِالْعَهْدِ ۖ إِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْئُولًا
Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.
35وَأَوْفُوا الْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا
Bir şeyi ölçtüğünüz zaman, ölçüyü tam tutun, doğru teraziyle tartın. Böyle yapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.
36وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ ۚ إِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ أُولَٰئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْئُولًا
Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.
37وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّكَ لَن تَخْرِقَ الْأَرْضَ وَلَن تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولًا
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.
38كُلُّ ذَٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُ عِندَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا
Rabbinin katında bunların hepsi beğenilmeyen kötü şeylerdir.
İsrâKuran Fihrist
111Ayet
MekkiRevelation
36Ayet

Meal — İsrâ 36

Sure İsrâ Ayet 36 - Oku, Dinle, Meal, Türkçe : Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların…

Sure Ayet 36/111 — İsrâ الإسراء (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: İsrâ Dinle, İsrâ Meal, İsrâ mp3, İsrâ pdf. Ayet 34–38. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler