Tâhâ · 134/135
Meal Okunuş — Tâhâ
وَلَوۡ أَنَّآ أَهۡلَكۡنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبۡلِهِۦ لَقَالُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبۡلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخۡزَىٰ  ۝١٣٤
Wa law annaaa ahlaknaahum bi`azaabim min qablihee laqaaloo Rabbanaa law laaa arsalta ilainaa Rasoolan fanattabi`s Aayaatika min qabli an nazilla wa nakhzaa
📖 Türkçe Anlam
Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Levlâ (لَوْلَا): Keşke, olaydı, niçin, hiç olmazsa anlamlarına gelen teşvik ve temenni bildiren bir edat.
  • Nezille (نَذِلَّ): Zillete düşmek, hor ve hakir olmak, alçalmak.
  • Nahzâ (نَخْزَى): Rezil olmak, utanca boğulmak, yaptığımızın cezasını görüp mahcup olmak.

Tefsir:

Bu âyet-i kerîmede Yüce Allah, insanoğlunun bahanecilik ve kendini mazur gösterme huyuna dikkat çekmektedir. Şöyle ki: Eğer biz, o inkârcıları, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gönderilmeden ve Kur’ân-ı Kerîm indirilmeden önce, işledikleri küfür ve inatları sebebiyle bir azap ile helâk etseydik, onlar kıyamet gününde ileri sürecekleri bir mazeret olarak şöyle diyeceklerdi: "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de, biz de senin âyetlerine ve emirlerine uysaydık; dünyada zillete düşmeden ve ahirette de rezil olmadan önce sana iman etseydik."

Yani onlar, peygamber gönderilmeden önce azaba uğratılsalardı, "Bizim haberimiz yoktu, bize uyarıcı gelmedi" diyerek kendilerini savunacaklardı. İşte bu yüzden Allah Teâlâ, kullarına hüccet (delil) tamam olsun diye peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiştir. Artık kimse kıyamet gününde "Bize bir müjdeci ve uyarıcı gelmedi" deme imkânına sahip değildir.

Bu âyet, Allah'ın rahmetinin ve adaletinin bir tecellisidir. Çünkü O, hiçbir kulu hak etmediği halde cezalandırmaz; önce uyarır, doğru yolu gösterir, sonra sorumlu tutar. Bu, Rabbimizin kullarına olan merhametinin en büyük delillerindendir. Bizlere düşen, bu büyük nimetin kıymetini bilmek, gönderilen peygamberlere ve indirilen kitaplara sarılmaktır. Zira bu dünyada iman edip salih amel işleyenler, hem dünyada zilletten kurtulurlar hem de ahirette rezil olmaktan emin olurlar. Allah'ın rahmeti, peygamber göndermekle bize kapılarını açmıştır; ne mutlu o kapıdan girenlere!

🎧 Dinle

📜 Ayet 132-135 — Tâhâ

132وَأۡمُرۡ أَهۡلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصۡطَبِرۡ عَلَيۡهَاۖ لَا نَسۡـَٔلُكَ رِزۡقًاۖ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكَۗ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلتَّقۡوَىٰ 
Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz, sana rızık veren Biziz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanındır.
133وَقَالُواْ لَوۡلَا يَأۡتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓۚ أَوَلَمۡ تَأۡتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِي ٱلصُّحُفِ ٱلۡأُولَىٰ 
"Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya" derler. Onlara, önceki Kitablarda bulunan belgeler gelmedi mi?
134وَلَوۡ أَنَّآ أَهۡلَكۡنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبۡلِهِۦ لَقَالُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبۡلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخۡزَىٰ 
Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
135قُلۡ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُواْۖ فَسَتَعۡلَمُونَ مَنۡ أَصۡحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِيِّ وَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ 
De ki: "Herkes gözlemektedir, siz de gözleyin. Şüphesiz düz yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin doğru yolda bulunduğunu bileceksiniz."
TâhâKuran Fihrist
135Ayet
MekkiRevelation
134Ayet

Meal — Tâhâ 134

Sure Ayet 134/135 — Tâhâ طه (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tâhâ Dinle, Tâhâ Meal, Tâhâ mp3, Tâhâ pdf. Ayet 132–135. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler