Tâhâ · 70/135
Meal Okunuş — Tâhâ
فَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ  ۝٧٠
Fa ulqiyas saharatu sujjadan qaalooo aamannaa bi Rabbi Haaroona wa Moosa
📖 Türkçe Anlam
Sonunda sihirbazlar: "Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.
📜

Meal — Tafsir

Kelime Anlamları:

  • Fü'lkiye (أُلْقِيَ): Atıldı, bırakıldı, düşürüldü.
  • Sücceden (سُجَّدًا): Secde edenler, yere kapananlar.
  • Âmennâ (آمَنَّا): İman ettik, inandık.

Tefsir:

Hz. Musa (a.s.), asasını yere attığında o koca asa, Allah'ın izniyle kocaman bir yılana dönüşüverdi ve sihirbazların ortaya koydukları bütün sahte işleri, halatları ve değnekleri bir anda yutuverdi. İşte o an hak ortaya çıktı, batıl tamamen yok oldu ve Allah'ın delili, gözler önünde apaçık tecelli etti.

Bu muazzam manzara karşısında sihirbazlar, bu işin sihir olmadığını, ilahi bir mucize olduğunu hemen anladılar. Çünkü onlar sihrin en ince noktalarını bilen ustalardı; sihrin ne olup ne olmadığını en iyi onlar bilirdi. Gördüler ki bu, beşer gücünün ve sihrin çok ötesinde, ancak Allah'ın kudretiyle gerçekleşebilecek bir hâdisedir. Bunun üzerine kalpleri imanla doldu, gözleri hakikate açıldı ve hiç tereddüt etmeden, anında kendilerini yere atıp secdeye kapandılar.

Secdede iken dediler ki: "Biz, Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik." Onlar, bu sözleriyle sadece Musa'yı değil, kardeşi Harun'u da zikrederek, bu iki peygamberin de aynı ilahi mesajı getirdiklerini ve onların Rabblerinin, tüm âlemlerin Rabbi olan tek Allah olduğunu ilan ettiler. Bu, onların imanlarının ne kadar derin ve samimi olduğunu gösterir; çünkü iman ettikleri Rab, sadece bir peygamberin değil, tüm kâinatın yaratıcısıdır.

Bu olay, imanın kalbe düştüğü anda insanın hayatını nasıl kökten değiştirdiğinin en büyük şahididir. O sihirbazlar, az önce hak ile batılın savaşında batılın safında yer alırken, hakikat tecelli eder etmez, dünyevi makamlarını, Firavun'un vereceği mükafatları ve hatta canlarını hiçe sayarak iman ettiler. Bu, onların kalplerinin temizliğini ve hakikate olan açlığını gösterir.

Aziz kardeşim! Bu kıssadan alacağımız büyük ders şudur: İnsan ne kadar bilgili, ne kadar maharetli olursa olsun, Allah'ın kudreti karşısında acizdir. Sihirbazların tüm marifetleri, Allah'ın bir emriyle yok olup gitmiştir. Önemli olan, kalbin hakikate açık olmasıdır. Nerede olursak olalım, ne durumda bulunursak bulunalım, hakikat ortaya çıktığında onu kabul etmekten çekinmemeliyiz. İşte sihirbazların bu hali, kıyamete kadar iman edenlere örnek olacak bir teslimiyet ve sadakattir. Onlar, dünyanın geçici menfaatlerine değil, Allah'ın ebedi rızasına talip oldular. Rabbimiz bizlere de hakikati görüp kabul eden, imanında sebat eden kullarından olmayı nasip eylesin.

🎧 Dinle

📜 Ayet 68-72 — Tâhâ

68قُلۡنَا لَا تَخَفۡ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡأَعۡلَىٰ 
"Korkma, sen muhakkak daha üstünsün" dedik.
69وَأَلۡقِ مَا فِي يَمِينِكَ تَلۡقَفۡ مَا صَنَعُوٓاْۖ إِنَّمَا صَنَعُواْ كَيۡدُ سَٰحِرٍۖ وَلَا يُفۡلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيۡثُ أَتَىٰ 
"Sağ elindekini at da onların yaptıklarını yutsun, yaptıkları sadece sihirbaz düzenidir. Sihirbaz nereden gelirse gelsin başarı kazanamaz."
70فَأُلۡقِيَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ 
Sonunda sihirbazlar: "Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.
71قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِي عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَۖ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيۡدِيَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ فِي جُذُوعِ ٱلنَّخۡلِ وَلَتَعۡلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبۡقَىٰ 
Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz" dedi.
72قَالُواْ لَن نُّؤۡثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَٱلَّذِي فَطَرَنَاۖ فَٱقۡضِ مَآ أَنتَ قَاضٍۖ إِنَّمَا تَقۡضِي هَٰذِهِ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَآ 
İman eden sihirbazlar: "Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah'ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır" dediler.
TâhâKuran Fihrist
135Ayet
MekkiRevelation
70Ayet

Meal — Tâhâ 70

Sure Ayet 70/135 — Tâhâ طه (Mekki). Oku Dinle Meal (Türkçe). Dinle: Tâhâ Dinle, Tâhâ Meal, Tâhâ mp3, Tâhâ pdf. Ayet 68–72. Türkçe Anlam: Azərbaycan.




Tuesday, August 18, 2026

Bizim için dua et, teşekkürler